Doğu Akdeniz'de, Paleolitik Dönem-Demir Çağı Zaman Aralığını Temsil Eden Keçi Örneklerinden Antik DNA (aDNA) Elde Etmek ve aDNA'lar Aracılığıyla Bazı Arkeozoolojik ve Paleoantropolojik Sorulara Cevap Aramak

2019-12-15
Togan, İnci Zehra
Güleç, Erksin
Engin, Atilla
Baykara, Derya
BİRAND, Ayşegül Ceren
GÜNDEM, Can Yümni
Özer, Füsun
ÖZKAN ÜNAL, Emel
ŞEVKETOĞLU, Müge
Neolitik yaşam tarzına geçiş, insanlık tarihinde büyük bir öneme sahip uzun ve çok yönlü bir süreçtir. Bu süreç boyunca çiftlik hayvanlarından keçi, koyun, sığır ve domuz türleri evcilleştirilmiştir. Bu evcilleştirme merkezi Güneydoğu Anadolu?dan Kuzey Zagros Dağları?na kadar olan bir alanı kapsamaktadır.İlgili proje kapsamında, Güneydoğu Anadolu?yu da içine alan bir coğrafyada başlayan Neolitik kültürün yayılması sürecinde; (1) insanların, evcil keçileri Doğu Akdeniz kıyılarından Kıbrıs?a ve sonra Güney Fransa kıyılarına nasıl götürdüğü (2), Doğu Akdeniz antik keçilerinin Neolitik dönemde nerelere yayıldığı ve (3) bu antik keçilerin, sonraki ve günümüz keçilerine genetik katkılarının ne olduğu sorularına yanıtlar aranması planlanmıştır. Bu kapsamda ilk etapta proje önerisinde de sunulan, Üçağızlı Mağarası kazısından 29000-41400 dönemleri arasına tarihlendirilen 19, Oylum Höyük kazısından MÖ 1800 ile 330 yılları arasına tarihlendirilen 30 ve Tatlısu Kazısından MÖ 7800-8200 yılları arasına tarihlendirilen 10 örneğin hem mtDNA?sı hem de tüm genomu çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlara bağlı olarak ikinci etapta (ek süre), Bestansur (Irak), Körtik Tepe (Diyarbakır), Çayönü (Diyarbakır), Tepecik Çiftlik Höyük (Niğde), Boncuklu Höyük (Konya), Erbaba Höyük (Konya), Girmeler Mağarası (Muğla) ve Aktopraklık (Bursa) kazıları olmak üzere farklı yer ve dönemlere ait toplamda 25 örnekte projeye dahil edilmiştir.mtDNA analizleri için 11 farklı kazı alanından getirilen toplam 84 örnekten 55?i taranmıştır. Bunlardan sadece Oylum Höyük Kazısı?ndan toplam 15 keçi örneğinin mitokondrial DNA haplogrubu (mtDNA HPG) belirlenmiştir.Tüm genom analizleri kapsamında 11 farklı kazı alanından getirilen toplam 84 örnekten 71?i taranmıştır. Yeni Nesil Dizileme?ye gönderilen toplam tüm genom kütüphane sayısı 99?dur (bazı örneklerden birden fazla kütüphane hazırlanmıştır). Bu örneklerin 10 tanesinden otantiklik sinyali alınırken (ölüm sonrası hasar oranları %20?den büyük) sadece 2 tanesinin (TPC37 ve TPC39) genom kapsamı, analizler için yeterli sınır olarak kabul edilen 0,01?den büyük ve bir tanesi de (ERB455) 0.01?e yakın bulunmuştur. Bu örneklerin türlerinin ne olduğu zooarkeologların yaptığı morfolojik analizlerde net olarak belirlenmediği için popülasyon genetiği analizlerine başlamadan önce elde edilen genetik verilerle bu örneklerin türleri belirlenmeye çalışılmıştır. Yapılan iki analiz sonucunda bu örneklerin koyun olduğu belirlenmiştir. Dolayısıyla ilgili projenin tüm genom çalışmaları kapsamında keçi türüne ait örnek maalesef yakalanamamış ve demografik analizler elde edilen koyun örnekleri ile denenmiştir.Çalışılan ve koyun olduğu belirlenen TPC37, TPC39 ve ERB455 örneklerinden ?Ovine SNP50K? paneli kullanılarak TNP çağırılmıştır. Buna göre; TPC37?de 1373, TPC39?da 459 ve ERB455?te 186 TNP belirlenmiş ve TNP sayısına göre sadece TPC37 örneği ile demografik analizlere devam edilmiştir. Yapılan temel bileşenler analizinde TPC37 ile birlikte, grubumuzun farklı bir projesi (TÜBİTAK 1001 / 114Z356 numaralı proje) kapsamında başarılı sonuç alınan Tepecik Çiftlik kazısından 3 (TEP03, TEP62, TEP83) ve Ulucak kazısından da 1 (ULU31) olmak üzere toplam 4 adet Neolitik Dönem antik koyun örneği (ANS=Anadolu Neolitik örnekleri) ve aynı zamanda Avrupa ve Asya modern koyunları (n=18) kullanmıştır. Buna göre, temel bileşenler grafiğinde ANS örneklerine yakın çıkan TPC37 örneği Avrupa ve Asya modern koyunlarının ortasında ve Avrupa?ya daha yakın konumlanmıştır.Antik DNA çalışmalarında örneklerin yaşı ve korunma durumları çalışmanın başarısını belirleyen çok önemli etkenlerdir. Bu etkenlerle birlikte ?haşlanmış olma? gibi koyun ve keçi türlerine özgü farklı dinamiklerde göz önünde bulundurulmalıdır. Kemiğin morfolojisinde gözle görülebilecek belirgin bir farklılık yaratmadığı için önceden belirlenemeyen haşlanma durumu, zamanın yıkıcı etkisiyle de birleşince antik DNA varlığını için önemli bir tehdit oluşturmaktadır.
Citation Formats
İ. Z. Togan et al., “Doğu Akdeniz’de, Paleolitik Dönem-Demir Çağı Zaman Aralığını Temsil Eden Keçi Örneklerinden Antik DNA (aDNA) Elde Etmek ve aDNA’lar Aracılığıyla Bazı Arkeozoolojik ve Paleoantropolojik Sorulara Cevap Aramak,” 2019. Accessed: 00, 2025. [Online]. Available: https://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/620886/dogu-akdenizde-paleolitik-donem-demir-cagi-zaman-araligini-temsil-eden-keci-orneklerinden-antik-dna-adna-elde-etmek-ve-adnalar-araciligiyla-bazi-arkeozoolojik-ve-paleoantropolojik-sorulara-cevap-aramak.