Relationship between learning strategies and goal orientations: A multilevel analysis Öğrenme stratejileri ve hedef yönelimleri arasındaki ılişki: çok düzeyli veri analizi

Download
2014-01-01
Kadioglu, Cansel
Kondakçı, Esen
Problem Durumu: Öğrencilerin akademik başarılarını açıklamada motivasyon önemli bir yer tutar. Motivasyon hedefe yönelik çaba ve çalışmayı başlatan ve devam ettiren süreç olarak tanımlanmaktadır. Motivasyonu yüksek olan öğrenciler zorlayıcı görevleri seçer, daha çok çaba harcar ve engellerle karşılaştıklarında vazgeçmezler; bunun sonucunda da daha başarılı olurlar. İlgili alanyazında motivasyonu açıklayan farklı teorilere rastlanmaktadır. Öğrencilerin bir öğrenme sürecine neden katıldığını, öğrenmenin amacını ve gerekçelerini açıklayan Başarı Hedefleri Kuramı (Achievement Goal Theory) bunlardan en yaygın kullanılanıdır. Başarı Hedefleri Kuramı zaman içinde birkaç kez gözden geçirilmiştir. İlk çalışmalar ikili modele (performansa yönelik ve öğrenmeye yönelik hedefler) göre yapılmıştır. Performansa yönelik hedeflere sahip öğrenciler başarıyı başkalarına göre değerlendirirken, öğrenmeye yönelik hedefleri olan öğrenciler beceri geliştirmeye önem vermektedir. Ampirik çalışmaların sonucunda zaman içinde üçlü model (öğrenmeye yönelik, performans-yaklaşma, performans-kaçınma hedefler) ortaya atılmıştır. Daha sonra, performans-yaklaşma, performans-kaçınma, öğrenme-yaklaşma ve öğrenme-kaçınma hedeflerini içeren dörtlü bir model ortaya atılmış ve bu model 2x2 Başarı Hedefleri Yapısı (2x2 Achievement Goal Framework) olarak isimlendirilmiştir. Bu modelde hedef yönelimleri tanımlanırken yeterliğin tanımı ve değerliği dikkate alınmıştır. İlgili alanyazında, hedef yönelimlerini açıklamak için en uygun modelin hangisi olduğu üzerine tartışmalar sürmektedir. İkili ve üçlü modele dayalı pek çok çalışmaya rastlanırken, dört boyutlu yapıyı araştıran az sayıda çalışma yer almaktadır. Bu çalışma, önceki çalışmalarda kullanılan tek düzeyli istatistiksel analiz yöntemlerinin aksine iç içe geçmiş veri yapısını dikkate alan çok düzeyli analiz yöntemi içerdiğinden önceki çalışmaları genişletmeyi hedeflemektedir. Araştırmanın Amacı: Bu çalışmanın amacı, Türkiye’deki lise öğrencilerinin kimya dersi çalışırken kullandıkları öğrenme stratejileri ile sahip oldukları hedef yönelimleri arasındaki ilişkiyi çok düzeyli analiz yöntemi kullanarak incelemektir. Araştırmanın Yöntemi: Toplanan verinin yapısı iki düzeyli (öğrenci ve sınıf düzeyi) olduğundan, örneklem her iki düzey için ayrı ayrı tanımlanmıştır. Örneklemi 50 sınıftan 1157 (620 kız, 537 erkek) öğrenci oluşturmaktadır. Öğrenci düzeyini kimya dersi alan 468 dokuzuncu, 355 onuncu ve 334 onbirinci sınıf öğencisi oluşturmaktadır. Sınıf düzeyinde altı farklı liseden toplam 50 sınıf yer almaktadır. Sınıflardaki öğrenci sayısı 14 ile 33 arasında değişmektedir. Veri toplama aracı olarak öğrencilerin kimya dersi çalışırken kullandıkları öğrenme stratejilerini (tekrarlama, ayrıntılandırma, örgütleme, eleştirel düşünme ve bilişüstü özdüzenleme) ölçmek için Bilişsel ve Bilişüstü Stratejiler Anketi ve sahip oldukları hedef yönelimlerini (performans-yaklaşma, performans-kaçınma, öğrenme-yaklaşma ve öğrenme-kaçınma hedefler) belirlemek için Hedef Yönelimi Anketi kullanılmıştır. Doğrulayıcı faktör analizleri sonucunda elde edilen uyum indeksleri değerleri Bilişsel ve Bilişüstü Stratejiler Anketi için χ2/df (1616,499/424) = 3,81, RMSEA = 0,049 (90% CI =0,046, 0,051), SRMR= 0,049, CFI = 0,89, NNFI = 0,87 ve Hedef Yönelimi Anketi için χ2/df (220,915/48) = 4,60, RMSEA = 0,055 (90% CI =0,048, 0,063), SRMR = 0,045, CFI = 0,96, NNFI = 0,94 olarak bulunmuştur. Sonuçlar her iki anket için verinin modelle iyi derecede uyum sağladığını göstermektedir. Cronbach alfa iç güvenirlik katsayısı Bilişsel ve Bilişüstü Stratejiler Anketi için 0,68 ile 0,82; Hedef Yönelimi Anketi için 0,71 ile 0,83 değerleri arasındadır. Çalışmada öğrencilerin sınıflara kümelendiği gözönünde bulundurularak çok düzeyli veri analizi yöntemlerinden Hiyerarşik Lineer Modelleme (HLM) kullanılmıştır. Her bir öğrenme stratejisi için ayrı ayrı beş farklı HLM yapılmıştır. Analizlerde bağımlı değişken öğrenme stratejileri (tekrarlama, ayrıntılandırma, örgütleme, eleştirel düşünme ve bilişüstü özdüzenleme), bağımsız değişken hedef yönelimleridir (performans-yaklaşma, performans-kaçınma, öğrenme-yaklaşma ve öğrenme-kaçınma hedefler). Araştımanın Bulguları: Her bir değişkene ait ortalama ve standart sapma değerleri incelendiğinde; öğrencilerin en yaygın bilişüstü özdüzenleme stratejisini, en seyrek eleştirel düşünme stratejisini kullandığı bulunmuştur. Bununla birlikte, öğrenciler en çok öğrenme-yaklaşma, en az öğrenme-kaçınma hedeflerine yönelmektedir. Kanonik korelasyon sonuçlarına göre ise öğrenme stratejisi değişken setindeki tüm bilişsel ve bilişüstü stratejiler, hedef yönelimi değişken setindeki performans-kaçınma hedefleri dışındaki tüm hedeflerle ilişkilidir. Kanonik korelasyon katsayısı 0,58 olarak bulunmuştur. HLM öncesinde, bağımsız değişkenlerin yer almadığı koşulsuz model incelenmiş, ICC (gruplararası varyans) değerleri 0,062 (eleştirel düşünme) ile 0,131 (bilişüstü özdüzenleme) arasında bulunmuştur. Buna göre bağımlı aynı sınıftan toplanan veriler tamemen bağımsız olmadığından verilerin analizinde tek düzeyli basit doğrusal regresyon analizi yerine çok düzeyli HLM analizi yapmak daha uygundur. HLM sonuçlarına göre, her bir bağımlı değişken için aynı sonuç bulunmuş, öğrencilerin kullandıkları öğrenme stratejilerini kestirmede performans-yaklaşma ve öğrenme-yaklaşma hedefleri anlamlı katkıda bulunmuş, öğrenme-yaklaşma hedeflerinin daha çok varyansı açıkladığı görülmüştür. Örneğin, eleştirel düşünme becerisi için varyansın % 42’si öğrenme-yaklaşma (b = 0,42) hedefleri ile açıklanırken, % 17’si performans-yaklaşma (b = 0,17) hedefleri tarafından açıklanmaktadır. Araştırmanın Sonuçları ve Öneriler: Bu çalışmada, lise öğrencilerinin kimya dersine çalışırken kullandıkları öğrenme stratejileri ile sahip oldukları hedef yönelimleri arasındaki ilişki çok düzeyli veri yapısı dikkate alınarak araştırılmıştır. Betimsel analizlerin sonucunda en yüksek ilişki öğrenme-yaklaşma hedefleri ile bilişüstü özdüzenleme stratejileri arasında bulunmuştur. Bu sonuçlar yeni beceri geliştirmeye önem veren öğrencilerin, bilişsel farkındalıklarının yüksek olduğunu ve bu öğrencilerin kimya dersine çalışırken plan yapma, çalışmalarını izleme ver düzenleme stratejilerini sıklıkla kullandıklarını göstermektedir. HLM sonuçları da bunu desteklemiş, yaklaşım odaklı hedeflerin öğrenme stratejilerini tahmin etmede anlamlı katkı sağladığını ortaya koymuştur. İlgili alanyazın derin öğrenme stratejileri ile öğrenme-yaklaşma hedefleri arasında bir ilişkiyi ortaya koymaktadır. Oysa bu çalışmada performans-yaklaşma hedefleri de strateji kullanımıyla ilişkilendirilmiştir. Bu durumu açıklamada Türkiye’deki sınav odaklı değerlendirme sisteminin etkili olduğu düşünülmektedir. Sınıf içi not odaklı değerlendirmelerin ağırlıklı olması, kademeler arası geçişlerde ulusal sınavların kullanılması, ortaöğretim not ortalamasının YGS notuna katkısı düşünüldüğünde bu sonuç şaşırtıcı değildir. Bu çalışmada, alanyazına paralel olarak öğrenme odaklı hedeflerin daha yüksek katkı sağladığı bulunmuştur. Bu nedenle, öğretmenler yeni becerilerin geliştirilmesi üzerinde durarak, belli zorluk derecesinde aktiviteler geliştirerek, öğrenciler arasında karşılaştırma yapmaktan kaçınarak ve öğrencilere belli derecede otorite vererek öğrencilerini öğrenme hedeflerini kullanmaya yönlendirebilirler. İleriki çalışmalarda mevcut değişkenlere sınıfiçi hedef yapısı, öğrencilerin kişilik özellikleri ve akademik başarı gibi değişkenler eklenebilir.
Egitim Arastirmalari - Eurasian Journal of Educational Research

Suggestions

3-7 Yaş Çocukların Depresif Belirtileri İle Annelerinin Kapsayıcı İşlevleri Arasındaki İlişki
Zabcı, Neslihan; Erol, Elif (ODTÜ- AYNA Klinik Psikoloji Destek Ünitesi, 2021-10)
Amaç: Bu çalışmada annelerin kapsayıcılık işlevleri ile çocuklarında görülen depresif belirtiler arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Yöntem: Çalışmanın katılımcılarını 331 aile oluşturmaktadır. Veri toplama araçları, Ebeveyn Çocuk Kapsayıcı İşlev Ölçeği (KİÖ), Çocuk Depresif Belirti Değerlendirme Ölçeği (ÇDBÖ) ve araştırmacılar tarafından hazırlanan Demografik Bilgi Formudur. Bulgular: Ölçekler arası sonuçları değerlendirmek amacıyla Regresyon analizleri, alt gruplar arası sonuçları değerlendirmek amacıyla ...
The role of fixed entry costs in an evolutionary entry game with bertrand players
Soytaş, Uğur (2005-01-01)
This paper analyzes the role of fixed costs in an evolutionary entry game with Bertrand players. A stable state fails to exist when entry is free, regardless of whether capacity constraints are present or not. When a fixed entry cost is introduced, there is a unique evolutionarily stable strategy (ESS) identical to the ESS outcome of Soytas and Becker (2003) and resembling the separating equilibrium of Milgrom and Roberts (1982). The unique ESS emerges even when capacity constraints are imposed. However, th...
The Impact of The Metacognitive 7E Learning Cycle on Students Epistemological Understandings
Yerdelen Damar, Sevda; Eryılmaz, Ali (2016-03-01)
This study investigated the effect of metacognitively stimulated 7E learning cycle on tenth grade students’ epistemological understandings in physics. The participants of the study included 107 (49 Female, 58 Male) tenth grade students at two public high schools in Ankara. A quasi-experimental with matching-only pretest-posttest control group design was employed. Two intact classes of each school were randomly assigned to the experimental and control group. The experimental group was instructed based on the...
Zamana bağlı sorpsiyon sitelerinin optimum pompaj ve arıtım tasarımı üzerindeki etkileri
Güngör Demirci, Gamze; Aksoy, Ayşegül (2012-01-01)
Kirlenmiş sahalarda kirleticilerin toprağa tutunmuş halde bulunabilmesi ve suya çözünmenin yavaş olması, pompaj ve arıtım yöntemiyle temizleme tasarımını ve maliyetlerini etkileyebilir. Bu çalışmada, 1-f faktörünün optimum temizleme tasarımı ve maliyeti üzerindeki etkileri incelenmiştir. f, zamana bağlı sorpsiyonu tanımlamak için sıklıkla kullanılan iki-siteli sorpsiyon modelinde yer alır ve 1-f zamana bağlı sorpsiyon sitelerinin oranını gösterir. Çalışmada benzetim-eniyileme yöntemi kullanılarak, 5 fa...
Investigation of pre-service teachers’ self-efficacy beliefs and attitudes toward teaching profession through canonical analysis
Tarkın, Ayşegül; Kondakçı, Esen (2012-03-01)
Bu çalışmanın amacı öğretmen adaylarının özyeterlik inançları ile öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmaya son sınıfta öğrenim görmekte olan 315 öğretmen adayı katılmıştır. Veri toplamak için Öğretmen Özyeterlik Ölçeği ve Öğretmenlik Mesleğine Karşı Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Kanonik korelasyon analizi sonuçları öğrenciyi derse katmaya ve öğretim yöntemlerini kullanmaya dair yüksek özyeterliğe sahip öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğini daha çok sevdiğini gö...
Citation Formats
C. Kadioglu and E. Kondakçı, “Relationship between learning strategies and goal orientations: A multilevel analysis Öğrenme stratejileri ve hedef yönelimleri arasındaki ılişki: çok düzeyli veri analizi,” Egitim Arastirmalari - Eurasian Journal of Educational Research, pp. 0–0, 2014, Accessed: 00, 2020. [Online]. Available: https://hdl.handle.net/11511/48718.