Hide/Show Apps

Dünyadaki tek otokton alageyik (Dama dama) populasyonun yeni uygun alanlara aşılanmasının yayılış modellemesi, alan değerlendirmesi ve populasyon yaşayabilirlik analizi yöntemleriyle tasarımı ve ilk aşılamanın telemetri ile izlenmesi

Download
2014
Bilgin, Cemal Can
Hatipoğlu, Taner
Akgönüllü, Haluk
Akcan, Cemal
Emir, Hasan
Başaran, Ali Mehmet
Mengüllüoğlu, Deniz
Durmuş, Mustafa
Şen, Bilgecan
Yalçın, Semra
Ambarlı, Hüseyin
Alageyik (Dama dama) türünün dünyada bilinen tek otokton (yerli) populasyonu yakın zamana kadar Antalya’nın Düzlerçamı mevkiinde bulunmaktaydı. Projemiz, genetik, demografik ve hayvan sağlığı yönünden oluşan ciddi risklerin giderilmesi için alageyiklerin belirlenecek yeni alanlara başarıyla aşılanarak türün devamlılığını sağlamak için aşamalar halinde habitat uygunluk analizi, populasyon modellemesi ve fotokapan esaslı arazi çalışması uygulanmasını ve yapılacak ilk aşılamanın izlenmesini hedeflemişti. Proje kapsamında önce CBS ortamında topoğrafik, iklimsel ve biyolojik parametreler kullanarak yapılan mekanistik yayılış modellemesi ile türün tüm Türkiye’deki potansiyel yaşama alanları belirlenmiştir. Yüksek potansiyel taşıyan alanlar kendi içlerinde insan baskısı, koruma olanakları, habitat parçasının büyüklüğü ve komşu parçalara yakınlığı yönünden CBS ortamında, daha sonra ekolojik ve lojistik açılardan yerinde alan değerlendirmesiyle önceliklendirilmiş, öncelik taşıyan kısıtlı sayıda alan için alageyiklerin yerleştirilmesini simüle eden yaş sınıfı esaslı populasyon modelleri oluşturularak farklı sayı, eşey oranı ve yaş sınıfı bileşimi içeren aşılama senaryoları bilgisayar ortamında sınanmıştır. Bu senaryolara göre yokolma riski %1’den az ve yerleştirilen populasyonun 50 bireye ulaşacağı ortalama süre 11 ile 27 yıl arasında bulunmuştur. Şeçilen iki alana (Dilek Yarımadası Milli Parkı ve Köyceğiz Yaban Hayatı Geliştirme Sahası) 2011-2013 yılları arasında toplam 32 geyik taşınmış, bunlardan 17 birey telemetriyle, ayrıca tüm populasyon yaklaşık 20.000 kapan-günlük yoğun bir fotokapan çalışmasıyla izlenmiştir. Proje süresince en az 14 yavru doğduğu belgelenmiş, yavruların yaşama oranı %40-80 arası olarak ölçülmüştür. Erginlerde yaşama oranı %90 civarındadır. Yıllara ve mevsime göre değişmekle birlikte, hayvanın hareketlerinin %50’sini kapsayan çekirdek yaşam alanı ortalama 150 hektar bulunmuştur. Her iki eşeyin de besin, su ve saklanma olanağı sağlayan habitatları tercih ederken, predasyon ve görünme tehlikesine açık, antropojen etkilerin bulunduğu habitatlardan kaçındıkları saptanmıştır. Bu çalışma ile soyu tehlike altında olan ve gerek Türkiye, gerek dünya için biyolojik bir zenginliğin yanı sıra, kültürel bir değer de taşıyan alageyiklerin in-situ korunmasına önemli katkı yapılmış, araştırmacı ve uygulamacı kurumların işbirliğinin özgün bir örneği sunulmuştur.