Hide/Show Apps

Toprak akifer arıtım sistemleri ile evsel atıksu kalitesinin iyileştirilmesi

Toprak Akifer Arıtım Sistemi (TAAS) atıksuyun iyileştirilmesi ve yelden kullanılmasında uygulanabilir bir seçenek olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada üç ade: 1 m yüksekliğindeki ve 0.15 m çapındaki toprak kolonu (kumlu killi tın, SCL; tınlı kum, LS; ve kumlu tın, SL) TAAS'nin proses performansını simule etmek için kullanılmıştır. Bu çalışmadaki sistem girdileri: hidrolik yükleme hızı ve havalandırma iken sistem çıktıları inflitrasyon hızı; Çözünmüş Organik Karbon, Kimyasal Oksijen İhtiyacı, Amonyak, Nitrit, Nitrat ve Toplam Fosfor giderimleridir. Toprakların hidrolik durumu ise topraktaki su basıncının tensiyometre/manometer düzeneğiyle ölçülmesi sonucunda belirlenmektedir. Kolon profilindeki Çözünmüş Oksijen ve üst topraktaki toplam organik içerik ölçülerek biyolojik etkinlik izlenmiştir. Kolonlarda kullanılan topraklar kum ve Ankara Gölbaşı'ndan alınan ince bünyeli doğal toprak örneği karıştırılarak hazırlanmıştır. Çalışmada giriş suyu olarak Ankara Merkezi Atıksu Arıtma Tesisi'nden alınan birincil ve ikincil arıtım çıkış suları kullanılmıştır. Çalışmanın ilk basamağı toprak kolonların oyunlaştırılmasıdır. Birincil ve sentetik atıksu bu amaçla kullanılmıştır. İkinci basamak ise üç değişik işletim programının uygulanmasıdır: 7 gün ıslak/7 gün kuru, 3 gün ıslak/4 gün kuru döngüleri ve düşük hız infiltrasyon. SCL ve LS toprakları Kimyasal Oksijen İhtiyacı gideriminde 3 gün ıslak/ 4 gün kuru döngüleri sırasında düşük hızlı infiltrasyona oranla daha yüksek verim sağlamışlardır. Giriş suyunun Kimyasal Oksijen İhtiyacı 25 mg/I'nin altına düştüğünde kolonların Kimyasal verimlerinin önemli Oksijen İhtiyacı giderim verimlerinin önemli oranda azaldığı gözlemlenmiştir. 7 gün ıslak/7 gün kuru döngüler, 3 gün ıslak/ 4 gün kuru döngülerine oranla daha yüksek nitrat giderimi sağlamıştır. LS ve SL toprakları SCL toprağına oranla daha yüksek oranda toplam fosfor gidermiştir. TAAS nin Türkiyede kullanılma potansiyeli mevcut olup, uygun bölgelerde pilot ölçekli uygulamalara en kısa sürede geçilmesi önerilmektedir.