Hide/Show Apps

Türkçe'nin Anadili Olarak İşlemlenmesi Ve Türkçe Anadili Konuşucularında İngilizcenin Yabancı Dil Olarak İşlemlenmesinin Olaya İlişkin Beyin Potansiyelleri.

Nörodilbilim, dil ile ilgili nörolojik yapıların bilgisini genelleştirir, beyin fizyolojisini temel alır ve böylece dilin beyindeki organizasyonu ile ilgili yeni varsayımlarda bulunabilmektedir. Beyindeki sinir hücreleri elektriksel aktivite üretmekte ve bu elektrik aktivitesi kafatasına ulaşmakta ve burada ölçülebilmektedir. Bu çalışmanın amacı, Türkçe'nin anadili olarak işlemlenmesi ve Türkçe anadili konuşucularında İngilizcenin yabancı dil olarak işlemlenmesini araştırmaktır. Böylece sağlıklı insanlarda anadili ve yabancı dil işlemlenmesi ile ilgili kimi verileri doğrudan beyinden elde etmek ve beyinde oluşan dil işlemleme süreçleri ilgili bulgulara ulaşmak mümkün olmaktadır.Ülkemizde bu tür çalışmalar henüz yapılmadığı gibi Türkçe'nin işlemlenmesi ile ilgili alan yazında da çalışma bulunmamaktadır. Bu tür çalışmaların yapılabilmesi için alt yapının ve teknik bilgi gerekli olduğu kadar, çalışmalarda elde edilecek verilerin yorumunun da yapılabilmesi önemlidir. Bu üç bileşenin sağlanmasıyla, ODTÜ'de Türkiye'de ilk defa bu çalışmanın yapılabilmesi sağlanabilecektir. Bu da çalışmanın gerekçesini oluşturmaktadır.Olaya İlişkin Potansiyellerin dil çalışmalarında uygulanmasının avantajı, anlambilimsel ve sözdizimsel işlemleme süreçlerinin beyinde çok hassas bir şekilde ölçülebilmesine olanak sağlamasıdır. Bu şekilde beynimiz dil işlevlerini nasıl gerçekleştiği ve hangi alanların daha aktif olduğu saptanabilmektedir. EEG yönteminde katılımcı radyoaktif madde ile karşılaşmaması ve bu yöntemin diğer görüntüleme yöntemlerine göre daha ucuz ve kolay uygulanır olması, bu yöntemin sağlıklı insanların dil işlemleme süreçlerinin araştırmasına olanak sağlamaktadır. Olaya İlişkin Potansiyeller tekniğinin uygulanmasıyla sağlıklı insanlardaki dil süreçleri belirlenebilmekte ve bu veriler kimi dil, nöropsikolojik veya psikyatrik bozuklukların tanısında kullanılabilmektedir. Anadilimizin beyinde nasıl işlemlendiği ile ilgili de herhangi bir çalışma bulunmamaktadır. Bu da dil bozuklukların tanısı ve tedavisini zorlaştıran bir durum olduğu düşünülmektedir. EEG yöntemiyle sağlıklı insanlardan elde edilecek verilerin dil bozuklukların tanısında kullanılacak aşamaya gelebilmek için tabii ki daha çok araştırmaların yapılması gerekmektedir. Önerilen bu proje bu yolda ilk adımı oluşturabilecek nitelikte olduğu düşünülmektedir.