Hide/Show Apps

Poliaromatik hidrokarbonların ( PAH ) balıklardaki kanserojen etkisi ve buna bağlı olarak DNA' da oluşan aromatik DNA-eklemleri

Download
1996
Ünsal, Mustafa
Karakoç, Telli Fatma
Tuli, Abdullah
Hewer, Alan
Gaınes, F. Alec
Yüreğir, Güneş
Phıllıps, David
Bu raporda, "Poliaromatik Hidrokarbonların (PAH) balıklardaki Kanserojen Etkisi ve Buna Bağlı Olarak Oluşan Aromatik DNA-Eklemeleri" adlı proje çerçevesinde Karadeniz'de yaşayan Kefal, Mezgit, Çaça, Barbun, Pisi, Tirsi ve referans bölge olarak seçilen ODTÜ-DBE Limanmden avlanan Kefal balıklarında aromatik DNA-eklemeleri sonuçları yıllara göre verilmiştir. Adı geçen proje, Türkiye Bilimsel Araştırma Kurumu (TÜBİTAK)'ın parasal katkısı, İngiltere'den Institute of Cancer Research (ICR) ve Çukurova Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Biyokimya Anabilim Dalı (Ç.Ü.-SBE-BKABD) laboratuvarları kullanılarak Orta Doğu Teknik Üniversitesi Deniz Bilimleri Enstitüsü (ODTÜ-DBE) tarafından yürütülmüştür. Proje içeriğinde, Doğu Karadeniz Trabzon Havaalanı ve Yomra Limanından Aralık ve Ocak aylarında yılda bir kere ve üç yıl süre ile örnekleme yapılmıştır. Örneklerde aromatik DNA-eklemelerinin farklı balık türlerinde ve yıllara göre değişimleri incelenmiştir. 1996 yılında balıklarda ölçülen aromatik DNA-eklemeleri sonuçlarına bakıldığında kandan ve karaciğerden elde edilen sonuçlar türlere göre farklılıklar göstermektedir. Karaciğer sonuçlarına göre en yüksek aromatik DNA-eklemesi ODTÜ-DBE Limanından avlanan ve refereans balık olarak seçilen Kefal balığında ölçülmüştür. Kanda en yüksek değer ise Pisi balığında ölçülmüştür. 1996 yılında ölçülen poliaromatik hidrokarbon konsantrasyonu da yine türler arasında farklılık göstermektedir. Buna göre Kefal (40.2 ± 17.0 $\mu$ g/g kuru ağırlık) ve Çaça (40.2 ± 17.0 $\mu$ g/g kuru ağırlık) balıklarında poliaromatik hidrokarbon (PAH) konsantrasyonu yüksek değerlerde ölçülmüşken, Pisi balığında ölçülen PAH konsantrasyonu oldukça düşük (l 1.5±5 $\mu$ g/g kuru ağırlık) düzeyde bulunmuştur.