Traversing an Anatolian Village: Views From the Inside

Download
2005-2-10
Snyder, Alison B.
Konutun ve konut içi mekansal bölüntülerin oluşması, tipik yapım yöntemleri ve yerel ekonomi ile olduğu kadar, sosyo-kültürel davranış ve işlevsel gereksinim açısından da anlaşılabilir. Yapılar ve içinde bulundukları bağlam, karmaşık bir mekansal ve kültürel ilişkiler ürünüdür. Araştırma, günümüz Türkiye’sinde orta Anadolu köylerinin geçirmekte olduğu morfolojik değişimi ve ev ile ev iç mekanının yeniden oluşmasını ele alan ender çalışmalardan birisidir. Yaşama mekanını farklı dönemlere özgülenmiş biçimde saptayıp çözümlemek ve farklı mimari belgeleme biçimleri ile anket malzemesini toplayıp depolamak için, araştırma projesi bilinçli bir biçimde antropoloji ve arkeoloji disiplinlerinden kuram ve yöntem ödünç almaktadır. Böylelikle, eskisinin yanısıra yeni ev yaşamının dönüşüm ve evrilmesini çözümleyebileceğimiz bir kavramsal çerçeve ortaya çıkmaktadır. Bir dizi alt konu başlığı, projeyle ilgili olarak kimi durum, kimlik (aidiyet), etiket (adlandırma) ve tematik alanı temsil etmektedir. Küreselleşme ve Türkiye’de modernleşmenin bugünkü durumunu ile, hem doğu hem de batıya ait olan değerleri ve aynı anda hem geleneksel hem de modern olma durumu, alt konu başlıklarındandır. Proje, Ankara’nın 250 km doğusundaki Yozgat ilinin Sorgun ilçesinde, birbirinden en fazla otuz beş kilometre uzakta konumlanmış dokuz köyü ziyaret edip gözlem yaparak başlamıştır. Buralarda yazar köylerin nüfuslarını, coğrafi niteliklerini, mimari gelenekleri ve köy mekanının kadın ve erkeğin günlük rolleriyle nasıl oluştuğunu saptayıp gözleyerek işe başlamıştır. Sonrasında, ilk araştırma alanının kuzeybatı ve güneydoğu yönündeki dört yerleşim, derin alan araştırması için seçilmiştir. Hanehalkı toplamı yaklaşık altmış ile seksenbeş arasında bulunan üç köy, baraj alanında kaldığı için yeni planlanmış ve yaklaşık dörtyüz hanehalkı olan daha büyük bir yeni yerleşim ile karşılaştırılmak için kullanılmıştır. Arşiv belgeleri ve yerel sakinlerin yapım süreci üzerine bellekleri ve tanıklıkları yalnızca bu yerkeşkelerle sınırlı olduğu için, çalışma son yetmiş seksen yılda inşa edilip bütünüyle ya da kısmen ayakta kalmış olan yapılara odaklanmıştır. Bu dönem, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu sonrasına denk düşer. Geçmişe ve bugüne ait durumu birlikte saptamak için, bu makale bir yerleşim olarak Küçük Köhne (KK) köyünü ayrıntılarıyla “katetmekte”dir. Anket malzemesi, gözlemler ve görsel araçlarla elde edilen çeşitli yorumlar, bu değişim ve alışveriş sırasında, değişmez kalır görünen ile ucu bırakılan ve vazgeçileni açıklamak için kullanılmaktadır. Bu makalede çözümleme için kullanılan en göze çarpan çizim tarzını, düşey bir köy kesiti ya da köy dilimi oluşturur. Böylelikle, farklı modernleşme biçimlerini, batının değerlerine ve artık küresel yaşam biçimi olarak kabul edilebilecek eğilimlere yatkınlığı görebiliyoruz. Burada önerilen “melezleşmiş peyzaj” terimi, çalışmaya konu olan kentlerde görülen ve duyumsanan güncel dinamik durumu betimlemek için kullanılmaktadır. “Melez” sözcüğü ise, yeni oluşturulan konut biçimlerini ve kullanımlarını; yeni arazi kullanım desenlerini ve konutun anlamını yerel ve küresel bağlamda yeniden üreten bölgesel ve bireysel tercihe dayalı alışkanlıkları, gelenekleri ve değer sistemlerini gözden geçirmeyi betimlemektedir. Gerçek mekana, gerçek yer’e ve bitişik yaşamlara anlık bakışlar sözkonusudur. Dört köy ailesinin yaşamından alınan “kesitler”, yerleşim morfolojisine bir yakın bakış olanağı sunmakta ve evrimleşmekte olan bir dizi farklı tür melezleşmeyi ortaya çıkarmaktadır. Yaklaşık son yirmibeş, otuz yıl içinde ortaya çıkan ve tarım kesiminin olanaklarını geliştiren (ve körelten) pek çok ekonomik etmen ve bunun sonucu oluşan göç, yerel peyzaj üzerindeki kimi farklı melezleştirme etkisini üretmiştir. 1970’lerin sonundan beri artan makineleşme (ve göç) ile çakışınca, yapı üretimi ve inşaat pratiği Türkiye’de daha hızlı bir döneme girmiştir. Kırsal bölgede tek tük olmakla birlikte, endüstriyel üretime dayalı inşaat malzemesi kullanımındaki artış yirmi yıl önce başlamıştır; ancak son on - onbeş yıl içinde her yerde bulunmaya başlayan inşaat malzemesi, yerel inşaat kültürünü neredeyse ortadan kaldırmıştır. Köy nüfusu taş temeller üzerinde dış duvarları yükselten, ya da ahşap hatıllarla güçlendirilen taş temel üzerinde yerel üretim kerpiç tuğlalarla yapıyı tamamlayan geleneksel üretimi çoktan terketmiştir. Damlar eskiden çamur, kil ve saz-samanın yaklaşık yirmi santim kalınlığında sıkıştırılması ve dış duvarlardaki çentiklere içeriden oturtulan (ya da iç ahşap dikmelere yaslanan) kalın kirişlere oturtulmasıyla elde edilmiştir. Günümüzde ise çatılar, yalıtımı yapılmamış ve çoğunlukla kısa kavak dikmeleriyle gelişigüzel çatılmış kırma ve oturtma çatı biçimlerinde yapılmakta ve üstleri de, seri üretim kiremitle kaplanmaktadır. Eski yapılar ya yıkılmakta ya da eklerle genişletilmektedir. Böylece yerleşimler daha türdeş (homojen), yöresel ve geleneksel nitelikli düzenden, içinde eski ve yeni yaşama birimleri bulunan daha farklılaşmış (heterojen), daha düzensiz ve melez bir yapıya bürünmektedir. Taş yapıların hemen yanında uzanan, taş yığma yapılara eklenen, ya da betonarme temeli olan, briketle ya da delikli tuğla ile duvarları örülmüş betonarme iskelet yapılara yaslanan kerpiç yapılar görülmektedir. Dünyanın gelişmekte olan ve gelişen her yerinde ‘hazır ve nazır’ olan yeni inşa pratiği, köylüler üzerinde kimi olumlu ve fakat kimi de oldukça olumsuz sonuçlara yol açmaktadır Daha standardize edilmiş ve daha randımanlı olduğu varsayılan gelişmiş inşa pratikleri, kışın soğuk tutan yazın ise aksine ısınan daha düşük, ya da niteliksiz yapı sistemlerini ortaya çıkarmıştır. Köylülerin bununla ilgili hastalıklardan yakındığı görülmektedir. Inşaatı gerçekleştiren, ancak ayrıca ayrıntıları düşünen, süslemeleri yapan becerikli zanaatkar olarak yapı ustasından yararlanmak, artık olası değildir. Dolayısıyla, eski yapı inşa biçimlerine, yapı sanatlarına vurgu azalmakta; ayrıca eski yapıların bakımı ve eski yapma biçimlerine duyulan ilgi de azalmaktadır. Öyle görünüyor ki, köylü için şimdi en önemli konu yeni inşaat için para biriktirebilmek olmuştur; ayrıca sağlık ve geleneksel yapı yöntemlerine verilen önceliğin yerini günümüzde temizlik ve kolay bakım kaygısı doldurmuştur. Son olarak, son on onbeş yılda çeşitli iletişim teknolojilerinin görsel ve sosyo-kültürel açıdan köydeki hızlı değişime katkıda bulunduğu söylenebilir. Incelenen köylere elektriğin sağlandığı 1980 yılından sonra bile, yenileşme sabırsızlık ve beklentiyle karşılanmıştır. Araba edinmek, bir yerlere gidebilmek için öncelikliydi. Otomobil akülerine jeneratör, basit ampuller, radyo ve televizyonların bağlanıldığı bilinmekteydi. Bugün ise herkes, küresel medyanın iletişim ürünlerini tüketmeye katılarak, tüketimin en yaygın ve kapsamlı ürünü olan televizyonu her evde baş köşeye taşımıştır. Yeni inşaatlar ve kısmen yeniden yapılan peyzaj, uzun yılların ürünü olan yapı kültürünün ve geleneksel yapılı peyzajın içini boşaltmıştır. Bu geçiş döneminde, ortaya çıkan melez ve heterojen durum ise, bir yandan da küresel bir türdeşleşme eğilimini üretmektedir. Gerçekten de, dışarıdan içeriye bakıldığında, yeniden üretilen ‘hazır yapım’ köydeki yeni bireyin, yön ve kimlik arayışı açısından yeni bir yüzeysellik ve karışık tutum içinde olduğu düşünülebilir. Bugün köydeki yaşamı incelemek hala kökü derinlerde olan, ancak bu kez fiziksel değişim ve dönüşümden korkmayan yerel kültürü açığa çıkarmaktadır. Günümüz kültürü melezleşmiş yaşam biçimlerini ve değerlerini olduğu kadar, fiziksel ve kültürel kayıpları da göstermektedir. Böylelikle, melezleşmiş bir peyzaj evrilerek sürecek gibi durmaktadır.

Suggestions

Defining spatial distribution of storage vessels in ancient Burgaz at the fourth century B.C.
Sakarya, İlham; Tuna, Numan; Department of Settlement Archaeology (2003)
This research is an investigation of the spatial organization of household activities and especially the storage facilities in Ancient Burgaz. The four well-preserved houses at the Northeast Sector, their artefact assemblages which come from the final occupation floor level dated to the 4th century B.C., and the storage containers have been evaluated. The spatial distributions of the artefacts were studied through the use of quantitative methods with the objective of identifying storage spaces in Burgaz hou...
Sociospatial Segregation and Consumption Profıle of Ankara in the Context of Globalization
Akpınar, Figen (Middle East Technical University, Faculty of Architecture, 2009)
The ‘’Global City Hypothesis’’ argues that the economic restructuring of the new global economy produces highly uneven and polarized employment structure in urban society (1). Today, large global cities are marked by unusually high levels of income inequality. The significant increase in foreign investment and the arrival of the multi-national corporations along with the major accounting, advertising, and marketing firms and the fashion, design and entertainment industry caused changes both in spatial and d...
Understanding the concept of locality in architecture in the 21st century: mapping contemporary architecture in Turkey
Polat, Hüseyin; Güzer, Celal Abdi; Department of Architecture (2021-9)
The relationship between architectural production and its contextual references has always been a significant ground of research and discussion in architectural criticism. The concept of locality represents the contextual aspect of architectural design and significance of place in architectural production. Consideration of contextual determinants and understanding the concept of locality may show significant differences within temporal and spatial changes. In the 21st century, the significance and impact of...
Reading architectural space through a staged event
Temizer, Seda; Savaş Sargın, Ayşen; Department of Architecture (2003)
This study is an inquiry into the architectural aspects of أstage spaceؤ, which is believed to be the materialization of visual relationships, with the claim that it is also the best illustration of the proposition that architectural discourse is affected by the changes in visual culture. The study is based on the assumption that changes in the conceptualization of architectural space have also been influenced from the shifts in the field of vision, which are the consequences of the changes in the social, p...
Identity Crisis Due to Transformation of Home Environment: The Case for Two Muslim Cities, Dhaka and Hofuf
Mahmud, Shihabuddin (Middle East Technical University, Faculty of Architecture, 2007-6-01)
Kentlerin merkezlerinde yer alan geleneksel mahallelerdeki dönüşümün nedenlerinin büyük ölçüde küreselleşmenin getirdiği etkilerden kaynaklandığı; kent merkezlerindeki iş gücünün niteliğinin bu doğrultuda hızla değiştiği; karmaşık kültüre sahip geçici toplulukların bu merkez mahallelerdeki konutları yoğun biçimde kullandığı, söylenebilir. Bu geçici işgücü nüfusu, geleneksel merkezleri ve geleneksel mahalleleri akılalmaz bir hız ve boyutta dönüştürmektedir. Bunun sonucunda yaşanan dönüşüm kaçınılmaz biçimde ...
Citation Formats
A. B. Snyder, “Traversing an Anatolian Village: Views From the Inside,” ODTÜ Mimarlık Fakültesi Dergisi, vol. 22, no. 1, pp. 1–25, 2005, Accessed: 00, 2020. [Online]. Available: http://jfa.arch.metu.edu.tr/archive/0258-5316/2005/cilt22/sayi_1/1-25.pdf.