Hide/Show Apps

Architectural historiography and structural analysis

1986
Balcıoğlu, Emin Mahir
Mimarlık gibi karmaşık bir olgu için tarihi ve kültürel bir kimlik bulabilmek ancak daha bilimsel bir yöntemin kullanımıyla olasıdır. Bu nedenle Mimarlık tasarımının gelişmeleri üzerindeki toplumsal ve teknolojik değişimlerin çarpıcı etkilerinin bilincinde olarak daha nesnel bir tarih kuramı doğrultusunda araştırma yapmak gerekmektedir. Tarih, her ne kadar olayların tekilliğinin egemen olduğu ideografik bir bilim dalı ise de, her düzeyde (uygulama dahil) mimarlığı en doğru biçimde algılıyabilmek için tarihi araştırmaları yöntemsel bir bağlama doğru yöneltmek en uygun çıkış yoludur. Bu doğrultuda bir amaç güdüldüğünde bu tezde tartışılan tarihselcilikle yapısalcılığın bileşiminden türeyen yöntem mimarlık tarih kuramının sorunları için bir çözüm olarak ortaya çıkmaktadır. Birbirine aykırı düşen bu iki felsefenin birlikteliyle mimarlığın karmaşık sorunlarına doyurucu bir çözüm bulunabilir. Sözü edilen sorunlara, Özgüllükleri nedeniyle, tarihselciliğin veya yapısalcılığın tek başlarına uygun bir çözüm getiremiyecekleri bir gerçektir. Önerilen yöntemi oluşturabilmek için öncelikle tarih kuramının ve mimarlık tarih kuramının tarihine bakmak ve bu genel ile özgül tarihler arasındaki benzerliklerle farklılıkları saptamak gerekmektedir. Tarih olayının tekilliği, nedenselliği ve seçiciliği tarih kuramının başlıca ilkelerini oluşturmaktadır. Her ilke genelde ve mimarlıkta olmak üzere iki açıdan ele alınmaktadır. Bu incelemenin sonucunda tezin geçerliliği ortaya çıkmaktadır. Sözü edilen felsefelerin bileşimi zamanın iki boyutunu içermektedir (synchronic—diachronic). Yöntemin geçerliliği semantik modellerin kullanımıyla olanaklıdır. Bunlar denotative, connotative ve meta—dil olarak özetlenebilir. Bu modeller araştırmacının mimarlık yapıtlarının nesnel görüntülerinin ötesindeki anlamları kavramasına olanak sağlayacaktır