The Changing Character Of Public Space In An Eastern Mediterranean Port City: From Customs Square To Grand Bazaar In Mersin

Download
2012-12-1
Ünlü, Tolga
Bir fiziksel olgu olarak “kamusal mekan”, en genel anlamıyla toplumdaki herkesin kullanımına açık, bireysel etkileşimin en üst düzeyde olduğu açık alanları, parkları, sokakları ve meydanları kapsamaktadır. Bu alanlar içinde özellikle meydanlar, kentsel yaşamın mikro-kozmosu ve eylemlerin özgürce ifade bulduğu alanlardır. Genelde kamusal mekanlar, özelde ise meydanlar günlük etkinliklerin en ilgi çekici biçimde yer alabileceği alanlar olmuştur. Ancak, son dönemde dünyanın birçok bölgesinde ve kentinde toplumların, giderek kamusal mekanlardan uzaklaştıkları, güvenliğin, özel tüketimin, kişisel konforun ve özel yaşamın ön planda tutulduğu yeni alanlara yönelmiştir. Bunun sonucunda kamusal alan ve kamusal mekan, kentin toplumsal yapısı ve ilişkileri içinde giderek önemini kaybetmekte ve niteliksel olarak çökmeye başlamıştır. Bu çalışmada, Mersin Gümrük Meydanı’ndaki dönüşüm merkeze alınarak, kamusal mekanın niteliksel özelliklerindeki değişim, kentsel gelişme ve sosyal süreçlerle ilişkisi çerçevesinde sorgulanmakta, kent planlama ve kentsel projelerin değişime etkisi irdelenmektedir. Burada amaç, Mersin Gümrük Meydanı örneğinden yola çıkarak Doğu Akdeniz liman kentlerindeki kamusal mekanın dönüşümüne yönelik karakteristik özellikleri ortaya çıkarmaktır. Çalışmanın temel kabullerinden birisi, kamusal mekanın varlığının onun karakteri ile doğrudan ilişkili olduğu, karakterin ise mekanı yere dönüştüren etmenlerin üç boyutlu örgütlenmesi ile sağlanabildiğidir. Bu örgütlenme, mekanın benzersiz ve biricik bir varlık olarak toplumsal bellekte önemli bir yer edinmesini sağlamaktadır. Dolayısıyla, mekanın karakter kazanması, o mekanın yerel düzeyde çevresindeki diğer fiziksel unsurlarla (binalar, yapı adaları, sokak örüntüsü vb.) tarihsel bir süreçte kurulmuş olan karşılıklı ilişkilere bağlıdır ve mekanı benzersiz hale getiren bu ilişkiler o mekanı evrensel düzeyde de tekil hale getirmektedir. Bu çerçevede, araştırmanın merkezinde yer alan Gümrük Meydanı’nın karakterindeki dönüşüm, tarihsel bir süreçte Mersin’in kentsel gelişme süreçleri ve Gümrük Meydanı’nın çevresindeki binaların, yapı adalarının ve sokak örüntüsünün dönüşümü ile birlikte alınmış ve temel olarak iki dönemde incelenmiştir. İlki, Mersin’in ondokuzuncu yüzyıl başında bir Doğu Akdeniz liman kenti olarak kuruluşundan itibaren geçen yaklaşık bir yüzyıllık dönem iken ikincisi yirminci yüzyılın ortalarından itibaren gelişen dönemdir. 1960’lı yılların başında yeni limanın kurulması her iki dönemi birbirinden ayırmaktadır ki yeni liman Gümrük Meydanı’nın dönüşümüne de doğrudan etki etmiştir. Mersin, Türkiye’nin Akdeniz sahilinde ve ülkenin en verimli topraklarının bulunduğu antik dönemlerde Kilikya, günümüzde ise Çukurova olarak adlandırılan bölgede yer almaktadır. Kent, on dokuzuncu yüzyılın başında, diğer bir anlatımla, Osmanlı İmparatorluğu’nun modernleşme reformlarının ve buna bağlı olarak imparatorluğun dönemin sanayileşmiş ve gelişmiş ülkelere eklemlenmesi sürecinin yaşandığı dönemde bir sahil köyü olarak kurulmuştur. Diğer liman kentleri gibi bu dönemde Mersin, merkez ile çevre ülkeleri arasındaki ilişkinin bir ifadesi olarak Çukurova ve daha geniş olarak Anadolu’daki tarımsal ürünlerin sanayileşmiş merkeze aktarıldığı bir düğüm noktası olmuştur. Öte yandan, gelişen uluslararası ilişkiler ve ticaret –özellikle deniz ticareti, bankacılık, ithalat, ihracat vesigortacılık- Mersin’in bölge içinde hızla gelişmesini ve Doğu Akdeniz’de önemli liman kentleri arasında yer almasını sağlamıştır. Bu dönemde gelişen uluslararası ilişkiler, kentin biçimlenmesine ve kamusal mekan sisteminin oluşmasına etkide bulunmuştur. Yerel düzeyde ise Gümrük Meydanı’nın karakterinin onu çevreleyen yapılarla, özellikle Gümrük Binası ve Gümrük İskelesi ile bağlantılı olduğu görülmektedir. Ayrıca dönemin tanıklarının anlatıları da Gümrük Meydanı’nın kentin toplumsal belleğinde önemli bir yeri olduğunu göstermektedir. Diğer birçok Akdeniz liman kenti gibi Mersin de yirminci yüzyılda uluslararası ölçekte değişen ticaret ilişkilerinden etkilenmiştir. Daha önceki dönemde göreceli bir özerkliğe sahip liman kentleri, ticaretin odak noktalarından iken ulus devletlerin biçimlendiği yeni dönemde uluslararası ilişkiler ulus devletlerin başkentleri aracılığıyla kurulmaya başlanmıştır. Bunun sonucunda liman kentleri uluslararası düzeyde önem kaybetmeye ve ulusal bir bağlamın parçası olmaya başlamışlardır. Bununla birlikte, gelişen ulaşım teknolojileri de yeni limanların yapılmasına neden olmuş ve birçok kentte kentten bağımsız kendi içinde kapalı liman alanları ortaya çıkmıştır. Uluslararası ilişkilerin ön planda olduğu dönemden ulusal kimliğin ve kültürün oluşturulmaya çalışıldığı döneme geçişte kamusal mekan sisteminde önemli değişiklikler gerçekleşmiştir. Bu değişim en açık biçimiyle, kentin kurulduğu ve uluslararası ilişkilerin ön planda olduğu dönemde kentin dışa açılan kapısı olarak nitelendirilebilecek Gümrük Meydanı’nın karakterindeki dönüşümde gözlenebilmektedir. Gümrük Meydanı, giderek kent içindeki önemini kaybetmiş ve bir dizi müdahale sonucunda Ulu Çarşı adını almıştır. Mersin’de 1960’lı yılların başında inşa edilen yeni liman da bu sürecin bir ürünü olarak belirmiştir. Limanın yapımıyla birlikte Gümrük Binası ve Gümrük İskelesi’nin yıkımı sonucunda Gümrük Meydanı varlık nedenini kaybetmiştir. Doğu Akdeniz’de bir liman kentindeki kamusal mekanın dönüşümünü inceleyen bu çalışma göstermiştir ki kuşkusuz, başarılı bir kamusal mekanın oluşturulması için geçmişten günümüze alıp uygulayabileceğimiz hazır formüller bulunmamaktadır. Ancak bu mekanların tasarlanması ve biçimlendirilmesi sürecinin, mekanı benzersiz ve biricik bir hale getiren toplumsal ve mekansal ilişkileri, mekanın varlık nedenlerini ve toplumsal bellekte yer edinmesini sağlayan etmenleri göz önünde bulunduran bütüncül yaklaşımlarla yönlendirilmesi sağlanmalıdır.

Suggestions

The Effect Of Tall Buildings On Solar Access Of The Environment, İstanbul Levent As Case
Sakınç, Esra; Şerefhanoğlu Sözen, Müjgan (Middle East Technical University, Faculty of Architecture, 2012-6-1)
Çağımızın bilim ve teknoloji alanındaki ilerlemeleri, yapı ve yapım sistemlerindeki gelişmeler, küreselleşme sonucu olan uluslararası etkileşimler ve yatırımcı yaklaşımları, yüksek yapıların, kentin doğal bir oluşumu olarak algılanmasına, büyüklük ve sayılarının gün geçtikçe artmasına neden olmaktadır. Günümüzde İstanbul gibi tarihi köklü olan kentlerde bile bu tür yapıların arttığı ve yaygınlaştığı yadsınmaz bir biçimde gözlenmektedir. Bir tür gelişmişlik, zenginlik ve modernlik göstergesi olan bu yapıları...
Investigating the spatial quality perception of open public space users in historical touristic places: the case of Bellapais Monastery, Beylerbeyi Village, North Cyprus
Gök, Sahra; Akkar Ercan, Zübeyde Müge; Urban Design in City and Regional Planning Department (2022-4-27)
Touristic historical places together with their public spaces attract and appeal visitors and everyday users due to several factors. One of these factors is the high spatial quality, critically impacting on the long-term viability and conservation of historical sites and their public spaces. The spatial quality of touristic historical places and their open public spaces can be effectively assessed by the viewpoints of visitors and everyday users. This research aims to evaluate the spatial quality perception...
The Ideal Of Handicrafts and the Modern Design Formation: Coincidences and Failures
Tsoumas, Johannis (Middle East Technical University, Faculty of Architecture, 2013-12-1)
Bu araştırma günümüzde modern tasarım olarak adlandırılan kavramın el sanatları kavramıyla yakından ilişkisini incelemektedir. Esas amacı, yalnızca kuramsal olarak değil, aynı zamanda karanlık Orta Çağdan günümüze uzanan bir dizi anahtar tarihsel örnekten hareket ederek el sanatlarının, Batı toplumlarında başarıya ulaşan endüstriyel tasarımın temelini oluşturduğunu göstermektir. Bu göz ardı edilemeyecek ilişkinin gelişimindeki önemli dönüm noktası 19. yüzyıl İngiltere’sidir. Çünkü bu dönem Sanayi Devrimi’ni...
Urban Fissure: The Spatial Manifestation of the İstanbul Land Walls and Mural Zone
Baş Bütüner, Funda (Middle East Technical University, Faculty of Architecture, 2019-01-01)
This article intends to question changing spatiality and position of the "urban edge" in expanding cities, and argues its spatial manifestation as an "urban fissure". The term "edge", which basically refers to the end line between two opposing milieus, became redundant in the expanded urban surface; and necessitates a critical review through a new concept. Edge, demarcating the communication/interaction line between two milieus, acts also as a "productive frontier" and generates an edgescape that subsequent...
The Comprehension of Place Awareness in a Historical Context: Metaphors in Architectural Design Education
Özkan Yazgan, Esra; Akalın, Aysu (Middle East Technical University, Faculty of Architecture, 2019-9-25)
This study examines cognitive operations in the design studio - the main component of architectural education - and reviews these operations with regard to a design problem. It also develops an argument for performing an analysis of place awareness in historic context while considering the characteristics of the place where the project will be located and accepting that these characteristics affect the architectural design process. Accordingly, the processes experienced by second-year architecture students ...
Citation Formats
T. Ünlü, “The Changing Character Of Public Space In An Eastern Mediterranean Port City: From Customs Square To Grand Bazaar In Mersin,” ODTÜ Mimarlık Fakültesi Dergisi, vol. 29, no. 2, pp. 181–203, 2012, Accessed: 00, 2020. [Online]. Available: http://jfa.arch.metu.edu.tr/archive/0258-5316/2012/cilt29/sayi_2/181-203.pdf.