Kent ekonomisi ve kentsel planlama

2017-01-01
Kent ekonomisi (urban economics), köklü bir geçmişe sahip ekonomi disiplini içerisinde oldukça genç bir çalışma alanıdır. Bu alanın gelişimi, kapsadığı konular ve kent plancılarını ilgilendiren boyutlarına geçmeden önce, kısaca ekonomi disiplininin çalışma alanı ve kent ekonomisinin bu alan içerisindeki yerinden bahsetmek faydalı olacaktır. Bir bilim olarak “ekonomi”nin tanımının ne olduğu ve çalışma alanının neleri kapsadığı farklı dönemlerde farklı şekillerde ele alınmıştır. “Ekonomi” ismi yaygınlaşmadan önce bu bilim dalı “politik ekonomi” olarak anılmıştır. James Steuart tarafından konu hakkındaki ilk sistematik İngilizce kitabın yazıldığı 18. yüzyılda bu disiplin, politika ve kurumsal tasarım ekseninde tanımlanırken, Alfred Marshall’ın 1890 yılında yaptığı tanım ile hem alanın adı “ekonomi” olarak değişmiş hem de çalışma alanı insanların günlük ihtiyaçlarını incelemeye odaklanmıştır (Backhouse ve Medema, 2008). Günümüzde ekonomi, en genel hatlarıyla, toplumun kısıtlı, kıt kaynaklarını nasıl yönettiği ve dağıttığı konusunda çalışan bilim dalı olarak tanımlanır. Bu türden bir tanıma güncel “ekonomiye giriş” kitaplarının neredeyse tamamında rastlamak mümkündür. Burada bahsi geçen kaynaklar hammadde, sermaye ya da işgücü olabilir. Bu kaynakların kıt olmasından kastedilen ise her şeyi üretmeye yetecek kadar çok kaynağın olmamasıdır. Bu durumda, bir şeyi elde etmek ya da üretmek için bir takım ekonomik kararlar vermek, seçimler yapmak ve başka şeylerden vazgeçmek gerekecektir. Buradan yola çıkarak ekonomi bilimini; bireylerin ve firmaların ekonomik davranışını/kararlarını inceleyen mikroekonomi ve ekonominin bütünüyle, yani bireylerin ve firmaların davranışlarının toplamı ile ilgilenen makroekonomi olarak iki genel başlıkta incelemek mümkündür. Diğer bir deyişle, bireylerin ve firmaların, faydalarını en üst düzeye çıkarmak için, ellerindeki kaynaklar hakkında verdikleri kararlar mikroekonominin çalışma alanıdır. Enflasyon, işsizlik, ekonomik büyüme gibi ekonomi çapındaki olaylar ise makroekonominin çalışma alanına girer (Mankiw, 2011). Bu sınıflama içerisinde kent ekonomisi, mikroekonominin bir alt dalı olarak görülür ve temel ilgi alanı kentsel alanlarda hanehalklarının, firmaların ve sermayenin mekânsal düzeni/örgütlenmesi, arazi kullanımlarının yer seçiminden doğan dışsallıklar ve bu ekonomik güçlerin karşılıklı etkileşiminin ortaya çıkardığı politika konuları olarak tanımlanır (Quigley, 2008). Bu nokta, kent ekonomisi disiplininin çalışma alanı ile kentsel planlamanın ilişkisinin kurulduğu temel noktadır. Mekânsal örgütlenmeyi belirleyen ve etkileyen faktörler, arazi kullanım kararları ve mekânla ilişkili politikalar kentsel planlamanın etkinlik alanındadır. Başka bir ifade ile kent ekonomisinin çalışma alanında kalan konular kentsel planlama kararlarından etkilenir. Diğer yandan, kent ekonomisi disiplini kentsel planlamaya kentlerin yapısını ve planlama kararlarının kentler ve kentliler üzerindeki etkilerini anlamak için yardımcı olur. Özetle, kent ekonomisi alanı ve kentsel planlama arasında çift yönlü bir ilişki bulunur. Bu yazı, kent plancılarına kent ekonomisi alanının kısa bir değerlendirmesini sunmayı amaçlamaktadır. Başka bir ifadeyle, bu çalışma plancılar için kent ekonomisi alanına giriş niteliği taşımaktadır. Bu kapsamda, bir yandan kent ekonomisi disiplininin kentsel planlama açısından öne çıkan konuları vurgulanırken, diğer yandan da bu disiplinin planlamaya ne türden katkılar sağlayabileceği tartışılacaktır. Kent plancıları için gereken mikroekonomik araçların, yöntemlerin ve tartışmaların tamamının burada kapsanması ya da kent ekonomisi altında değerlendirilebilecek tüm konu başlıklarına burada yer verilmesi mümkün değildir. Çalışmanın takip eden bölümlerinde sırasıyla kent ekonomisinin gelişimi ve kapsamı, plancılar için kent ekonomisinin öne çıkan konuları ve genel bir değerlendirmenin yapıldığı sonuç bölümü yer almaktadır.
Citation Formats
Ö. B. Özdemir Sarı, Kent ekonomisi ve kentsel planlama. 2017, p. 327.