Sinemasal Anlatıda Mekân: Kubrick Filmlerinde Tuvalet Ve Banyolar

2021-6-30
Ünver, Büşra
Mimarlık ve sinema, zamansal ve mekânsal yapılarıyla yaşanan mekânı ifade eden iki farklı disiplindir. Mimarlık kendi kuramını üretirken sinemadan, sinema da kendini yaratırken mimarlıktan faydalanarak etkileşime geçerler. Söz konusu etkileşimi örneklemek amacıyla yapılan bu çalışmada mekân, sinemasal anlatılar aracılığıyla incelenmiştir. Çalışmanın kapsamını, kullanılan mekânların pasif bir dekor olmaktan çok, dramatik aksiyona yön veren ve sinemasal anlatıyı güçlendiren mekânlar olması nedeniyle Kubrick sineması oluşturmaktadır. Yönetmenin filmlerinde yer alan tuvalet ve banyolar, mekânın salt töz olarak değil, anlamlandırılan bir varlık olduğu düşüncesi üzerine temellendirilen fenomenolojik yöntemle incelenmiştir. Tek bir yönetmenin farklı filmlerindeki belirli bir mekân kullanımına odaklanan çalışmanın amacı, sinemasal anlatıda mekân ile üretilen anlam ilişkilerini saptamaktır. Bu bağlamda incelenen filmler; Lolita (1962), Dr. Strangelove (1964), 2001: A Space Odyssey (1968), A Clockwork Orange (1971), The Shining (1980), Full Metal Jacket (1987) ve Eyes Wide Shut (1999) olarak belirlenmiştir. Çalışmada öncelikle tuvalet ve banyolara ilişkin kavramlar üzerinde durulmuş, yapılan incelemeler sonucu bu mekânların en sık ilişkilendirildiği kavramların kir ve hijyen olduğu görülmüştür. Sinemasal anlatılarda tuvalet ve banyokullanımlarının ele alındığı bölümün ardından Kubrick’in sinemasal anlatılarındaki tuvalet ve banyo kullanımları kir ve hijyen kavramlarıyla ilişkilendirilerek olay örgüleri ve karakterler ile birlikte okumaları yapılmıştır. Bu okumalar, tuvalet ve banyolarda karakterlerin toplumsal düzene/hijyene karşı bir tehdit niteliğinde olan kirli özelliklerinin ortaya çıktığını göstermiştir. Kubrick’in, filmlerinde olay örgüsünü geliştirmek, karakteri çözümlemek, gizli olanı ifşa etmek gibi nedenlerle tuvalet ve banyoları kullanarak toplumdan dışlananlar ile bedensel atığın iğrençliği arasında bağ kurduğu saptanmıştır. Ayrıca Kubrick filmografisinde tuvalet ve banyoların tekrarlı kullanımları ile sembolik ve metaforik anlamlar üzerinden bir örüntü oluşturulduğu görülmüştür.

Suggestions

Complexity management and mutability in architectural form conception: form-blindness and softform
Kızılcan, Egemen Berker; Mennan, Zeynep; Department of Architecture (2015)
Expressions in architecture, as modes of conveying information, have the power to shape perception and thinking, as well as architectural production. Architectural conception is today induced by custom information models with the advent of technologies and methodologies associated with the computational paradigm and therefore are capable of inhabiting complex orders that arise from a multiplicity of concerns. Architecture is no longer constituted by the fixity of a single instance of form, instead possibili...
Zaman ve Mekân Kavramları Arasındaki Paradoksal İlişkinin “Bulut Atlası” Filmi Üzerinden Okunması
Erdoğan, Ebru; Yıldız, Zeynep (Middle East Technical University, Faculty of Architecture, 2018-1-19)
Mimarlık ve sinema arasında, zaman ve mekân tasarlama ortaklığı ile bir etkileşim bulunmaktadır. Bu etkileşimin en yoğun olduğu tür olan bilim-kurgu, mimarlığın zaman ve mekân yaratma süreciyle benzer kaygılar taşımaktadır. Mimarlık ve bilim-kurgu sineması arasındaki bu etkileşimi örneklemek amacıyla, farklı zaman ve mekân yaklaşımları (bağımsız altı farklı kurgusu), alternatif kurgu teknikleri ve postmodern film niteliğiyle çok yönlü perspektifler kazandırarak öne çıkan, günümüz sineması örneklerinden olan...
Disability and Otherization: Readings on Cinema in the Light of UD Principles
Uyaroglu, Ilkay Dinc; Bala, Havva Alkan (Iconarp International Journal of Architecture and Planning, 2018-8-31)
Cinema and architecture are universal with their inclusiveness in the mental process. The mental process is often generated by the sense of sight in modern times. In this sense, cinema, as a visual art, has started to take an active role in the intellectual, conceptual and creative actions of modern man. With the cinema, the realities of the virtual world have become more convincing than the dreams of the real world. It involves person-environment relationships which might not be ours but "look like ours". ...
Post-war systems ecology and environmentally-appropriate approaches in architecture since 1960s
Yazgan, Begüm; Bilsel, Fatma Cânâ; Department of Architecture (2006)
Environmentally - appropriate architectural works are considered by certain critics as relatively oriented without any theoretical basis other than a technicist perspective. Furthermore, this technicist approach, which puts emphasis on the application of scientific rationality, is supposed as being challenged through an arcadian agenda, which claims the return to pre-industrial values through the revival of the vernacular. In the thesis, it is argued that contrary to the assumptions that the green architect...
Architecture as an apparatus of “immortalization and glorification”: a critical analysis of wittgensteinian [true] architecture
Turan, Oktay; Cengizkan, Ali; Department of Architecture (2007)
This study is an inquiry into architecture understood as an apparatus of immortalization and glorification by means of a dialectic formulation on the architecture of the synecdochic Interwar (angst) Period (1919-1939) based on the assumptions of Ludwig Wittgenstein (1889-1951). It is claimed that a dialectical relation between Wittgenstein and his contemporaries may contribute to the understanding of the conceptions regarding ideal of [true] architecture itself. The thesis suggests that these assumptions ma...
Citation Formats
B. Ünver, “Sinemasal Anlatıda Mekân: Kubrick Filmlerinde Tuvalet Ve Banyolar,” ODTÜ Mimarlık Fakültesi Dergisi, vol. 38, no. 1, pp. 101–124, 2021, Accessed: 00, 2021. [Online]. Available: http://jfa.arch.metu.edu.tr/archive/0258-5316/articles/metujfa2021108.pdf.