Hide/Show Apps

Deneysel glomerülonefrit patogenezinde nitrik oksit ve opoptozisin yeri

1998
Özen, Seza
Nitrik oksit (NO) ve apoptozisin böbrek hastalı klan ndaki rolleri ile ilgili çalışmalar yoğunluk kazanmaktadır. Sunulan çalışmada sıçanlara 4 mg/kg (i.v.) doksorubisin uygulanarak deneysel nefropati oluşturulmuştur. Bu modelde L-arjinin-NO yolağının rolü ve böbrekte oluşan histopatolojik ve vasküler reaktivite değişiklikleri üzerine 50 mg/kg, ip, 21 gün süre ile aminoguanidin ve pentoksifilin tedavilerinin etkisi incelenmiştir. Çalışmada sıçanlardan 21. gün sonra proteinüri ve nitrit düzeyleri değerlendirmesi için idrar ve serum örnekleri alınmış ve anestezi altında böbrekleri çıkartılmıştır. Böbreklerden biri izole böbrek preparatının hazırlanmasında diğeri patolojik araştırmalar için kullanılmıştır. Apoptozis ve "proliferating cell nuclear antigen" gösterilmesi için immünhistokimyasal yöntemle boyamalar yapılmıştır. Sıçanların proteinüri değerlerinin nefropati oluşturulan grupta kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha fazla olduğu saptanmıştır. Histopatolojik olarak nefropati oluşturulan grupta fokal ve segmenter mezangial proliferasyon bulunmuştur. Bu grupta glomerüler hücre sayısı, aminoguanidin veya pentoksifilin tedavisi alan nefropati gruplarından, tübüler hücre sayısı ise gerek tedavi alan nefropati gruplarından gerekse kontrol gruplarından anlamlı olarak fazla bulunmuştur (p<0.05). Serum nitrit düzeylerinde ve böbreklerin PCNA boyanmalarında gruplar arası fark bulunamamıştır. İdrar nitrit düzeyleri ise nefropati oluşturulan grupta, kontrol ve tedavi alan nefropati gruplarından anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur. İzole perfüze böbrek preparatında, fenilefrin ve asetilkoline verilen vasküler yanıtlar nefropati grubunda anlamlı olarak azalmış, aminoguanidin ve pentoksifilin tedavileri ile ise bu cevaplardaki azalmalar önlenmiştir. Ayrıca nefropati grubunda böbreklerde tübülointerstisyel bölgede apoptotik hücreler izlenmiş, kontrol ve tedavi alan gruplarda apoptozis saptanmamıştır. Bu çalışmada tübülointerstisyel bölgedeki değişikliklerin önemi dikkat çekmiştir. Bu bulgu tübülointerstisyumun glomerulopatilerdeki önemini desteklemektedir. Doksorubisin nefropatisinde idrar nitrit düzeylerindeki belirgin artış ve perfüze böbrek preparatında gözlenen yanıtlar, bu modelde böbrekteki aşırı miktarda NO sentezini desteklemektedir. Bundan nefropatide inflamasyon ile indüklenebilir nitrik oksit sentaz (iNOS)'ın indüksiyonunun sorumlu olduğu düşünülebilir. Selektif İNOS inhibitörü aminoguanidin tedavisi ile bu cevaplarda belirgin düzelme saptanmış olması da bu yorumu desteklemektedir. Bu değişikliklere paralel olarak, nefropati grubunda gözlenen apoptozisin aminoguanidin ile inhibe edilmesi apoptozisin uyarılmasında NO'nun etkinliğini desteklemektedir. Pentoksifilin tedavisinin de aminoguanidin gibi nefropatiye bağlı olarak gözlenen gerek histopatolojik değişiklikleri ve apoptotizisi gerekse idrar nitrit düzeyindeki artış ve böbrek vasküler yanıtlarmdaki bozulmaları inhibe ettiği saptanmıştır. Pentoksifilinin bu etkisinde de TNF-$\alpha$ ve /veya İNOS inhibisyonunun etkin olabileceği düşünülmüştür. NO etkinliğinin ve apoptozisin böbrek hastalı klan ndaki prognozunu belirlemek için ise seri çalışmalar gerekmektedir.