Hide/Show Apps

Çağdaş tarım sorunu ve yeni köylülük

2016-4
Aydın, Zülküf
Çağdaş kapitalizmin hızlı dönüşümünün 1970’li ve 1980’li yıllarda Marksist ve Marksist olmayan çevrelerdeki “Tarım Sorunu” tartışmalarının geçerliliğini kuşkulu hale getirdiği yargısından hareket eden bu yazı “üretim ilişkileri” ve “köylülüğün direnişi” kuramlarının ötesine geçmek iddiasındadır. Bu yaklaşımların yetersizliğinin temelinde, üretim ilişkileri kuramının ulus devleti, Chayanov’dan esinlenen köylülüğün direnci kuramının da köylü hanesini analiz birimi olarak alması yatmaktadır. Azgelişmiş ülkelerin tarımları uluslararası sermaye, devletler, Dünya Ticaret Örgütü, İMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası örgütlerin denetiminde küresel ekonomi ile geri dönülmez bir şekilde bütünleşmiştir.. Bu bağlamda sermayenin tarım üreticilerini doğrudan veya dolaylı olarak denetim altına alma mekanizmalarını irdeleyen bu makale, “gıda rejimleri” kuramını kullanarak uluslararası şirketlerin kontrolünde ortaya çıkan küresel gıda zincirlerine özel bir vurgu yapmaktadır. 1990’lardan itibaren üçüncü gıda rejimi hegemonyasında şekillenen Türkiye tarımından beklenen rol giderek artan bir şekilde geleneksel ürünlerden uzaklaşıp küresel sermayenin istediği ürünlerde uzmanlaşmasıdır. Türk tarımının ürün deseni, girdiler, tohumlar ve pazar açısından çok uluslu şirketlere bağımlılaştırılmasında önemli rol oynayan devlet politikaları ve uluslararası örgütler makalede merkezi bir yer tutmaktadır.