Position Of Owner Occupancy In Turkey And The Netherlands: A Descriptive Study

Download
2012-12-1
Sarıoğlu-Erdoğdu, G.Pelin
Balamir, Murat
Pellenbarg, Piet H.
Terpstra, Pieter R.A.
Konut politikaları, hanehalkı seçimlerini ve dolayısı ile mülkyet deseninin oluşmasını etkiler. Farklı ülkelerde uygulanan farklı konut politikaları sonucu farklı mülkiyet desenleri oluşur. Türkiye’de ulusal konut polikası çok başarılı şekilde oluşturulamamış ve genelde serbest piyasa mekanizması konut sorununa çözüm üretmiştir. Kentsel alanlardaki % 64’lük ev sahipliği oranı Avrupa ülkeleri ile karşılaştırıldığında oldukça yüksektir. Sosyal kiralık konut politikası Türkiye’de hiç uygulanmamıştır. Hollanda ise özellikle II. Dünya Savaşı sonrası geliştirdiği merkezi konut politikası ile yaygın bir kamu kiralık sektörün oluşmasını sağlayabilmiştir. Son dönemlerde ev sahipliğinin özendirilmesi ile %56’ya varan bir ev sahipliği oranı elde edilmiştir. Bu makalede, konut sistemlerindeki farkların mülkiyet tiplerinin her iki ülkedeki konumunu etkilediği iddiası ile, Türkiye ve Hollanda konut sistemlerindeki ev sahipliği mülkiyet tipi incelenmiştir. Ev sahibi olmayanlarla karşılaştırmalı yapılan bu çalışmada, “konut stoku” ve “hanehalkı” özellikleri mülkiyet tipinin iki temel bileşeni olarak ele alınmıştır. Türkiye için TÜİK 2003 Hanehalkı Bütçe Anketi ham verileri, Hollanda için ise 2002 Hanehalkı Konut Talebi anketi ham verileri kullanılmıştır. Hollanda’da yaygın bir kamu kiralık sektörün varlığı, ev sahibi olmak ve olmamak arasında büyük fiziksel farkların oluşmasına neden olmuştur. Hollanda konut stokunun Türkiye’ye göre daha çeşitlenmiş ve hanehalkı özelliklerini gözetir bir şekilde yapılaştığı görülmüştür. Ev sahibi olmak Hollanda’da daha az oda sayısı, daha küçük konut birimleri ile ilişkili iken, Türkiye’de ev sahiplerinin oturduğu konutlar ile diğerleri arasında büyük farklar bulunmamıştır. Türkiye’de de ev sahiplerini oturduğu konutlar daha büyük ve daha çok odaya sahiptir. Ancak, Türkiye’de mülkiyete bağlı belirgin fiziksel bir ayrım Hollanda’ya göre daha azdır. Daha çok devlet müdahalesiyle oluşan Hollanda konut stokunun aksine Türkiye’de özel girişimciler ortalama hanehalkı özelliklerini temel almış ve küçük ve büyük konut birimleri üretmede çok başarılı olamamışlardır. Türkiye gibi sadece özel kiralık sektörün var olduğu sistemlerde ev sahibi olmak ve olmamak arasındaki fiziksel farklar görece az olabilir. Ancak, sadece özel sektöre bağlı bir kiralık sektör Türkiye için çeşitlenmemiş bir konut stoku oluşmasına ve azınlıkta olan tek kişilik hanehalkları ya da tek anneden oluşan hanehalkları gibi farklı konut tüketim ihtiyaçları olan grupların da çoğunlukla benzer konut ve mülkiyet seçimleri yapması zorunlu hale gelmiştir. Türkiye’de baskın bir merkezi konut politikasının olmayışı yüzünden, özel müteahhit ve yapımcılar konut ihtiyacının çözülmesinde ortalama hanehalkı özelliklerini temel almış, böylece talebi artırma yolu seçilmiştir. Diğer yandan, bu piyasa döngüsünde kendine yer bulamayan alt gelir grupları yasal olmayan yollara başvurarak gecekondu yoluyla konut ihtiyaçlarını karşılamıştır. Bu alanlardaki yasal problemler, temel altyapı eksiklikleri, sağlıksız yaşam koşulları ve zamanla tamamen spekülatif rant elde etme sürecine dönüşmüş olmasına rağmen gecekondu, bir çok gelişmiş ülkenin en önemli sorunlarından biri olan evsizlerin Türkiye’de oluşmasını engellemiştir denebilir. Konut politikaları açısından bakıldığında, Hollanda’da katı devlet müdahalesinin varlığı mülkiyet seçimini bireylerin kendilerinden önce devlet tarafından yapıldığını göstermiştir. Belirli bir mülkiyet tipini belirli bir hanehalkı özelliğiyle (örneğin büyük hanehalkları) ilişkilendirerek, devletin kendisi mülkiyetler arasında ayrılık yaratmış olmaktadır. Hanehalkı özellikleri açısından Türkiye’deki ev sahipleri incelendiğinde, tüm hanehalkı sorumlusu yaş grupları ve hanehalkı büyüklüğü grupları için ev sahipliğinin baskın mülkiyet tipi olduğu bulunmuştur. Tek istisna hanehalkı sorumlusu yaşı 30’dan az olan hanehalklarıdır. Hollanda’da ise, hanehalkı durumundaki değişikliklere göre mülkiyet seçimi değişmektedir denebilir. Tek kişilik hanehalklarında, 61’den yaşlı hanehalklarında, küçük ve büyük hanehalklarında (1 ve 8’den büyük olanlar) en yaygın mülkiyet türü ev sahipliği değildir. bu durum, Türkiye’de var olan ev sahipliğinin esiri olma probleminin (hemen her tür hanehalkı evresinde yüksek ev sahipliği oranı, ve bir kez ev sahibi olduktan sonra kiracılığa dönüşün cok rastlanılmaması) Hollanda’da çok geçerli olmadığını işaret etmektedir. Kentsel alanlarda yapılan bu çalışmada, Türkiye için hanehalkı özelliklerinden büyüklük ve hanehalkı sorumlusu yaşı ile ev sahibi olmak arasında pozitif bir ilişki olduğu bulunmuştur. Ancak, hanehalkı tipi ve çocukların varlığı gibi hanehalkı evreleri benzer pozitif ilişkiyi göstermemiştir. Hollanda’da ise, hanehalkı yaşam döngüsündeki olayları dolaylı olarak takip edebileceğimiz “hanehalkı tipi” değişkeni ev sahipliği için en açıklayıcı etmen olarak bulunmuştur: Tek yaşayan hanehalkları ile ev sahibi olmamak, çocuklu çiftler ile ev sahibi olmak daha çok ilişkilidir. Hollanda’da mülkiyet tipi hanehalkında gerçekleşen değişimlere göre tercih edilirken, Türkiye’de hemen her evrede ev sahipliği baskın olarak bulunmuştur. Sonuç olarak, farklı konut sistemleri ve uygulanan konut politikaları farklı konut tüketim desenlerinin ve konut stoku oluşmasına neden olmaktadır. Bu makale, konut ve hanehalkı özelliklerinin karşılaştırması ile bir mülkiyet tipinin farklı konut politikalarına göre nasıl şekillendiğini göstermiştir.

Suggestions

Housing as a sustainable architecture in Turkey: a research on TOKİ housing
Sezer, Mete; Güzer, Celal Abdi; Restoration in Department of Architecture (2009)
Turkey, as a developing country, requires substantial amount of housing stock. TOKİ (Toplu Konut İdaresi – Housing Development Administration), as the pioneer housing project builder, has a great significance in the housing production of Turkey. However both in TOKİ projects and in general, sustainability has not been a central issue for the architectural practice in Turkey. On the other hand sustainability is an in evitable issue when the environmental, social, cultural and economical benefits are concerne...
Tenure choice and demand for homeownership in Ankara
Alkan, Leyla; Türel, Ali; Department of City and Regional Planning (2011)
Housing is a basic requirement for all individuals in every country. Being one of the main tools of urban planning, housing contains different social, economic, psychological, and design aspects, and it attracts attention of different disciplines. A review of the theoretical models, data, and empirical methods reveals deficiencies in all areas of housing sector in Turkey. Especially, there is an important gap in the literature about housing tenure choice. A new research agenda focusing on households’ tenure...
Housing the modern nation: the transformation of residential architecture in Ankara during the 1920s
Avcı Hosanlı, Deniz; Altan, Tomris Elvan; Department of History of Architecture (2018)
The dissertation examines the residential architecture produced in Ankara during the 1920s. Scholars have studied the traditional housing in the historic city of Ankara constructed from the sixteenth to the nineteenth century, as well as the modern housing constructed in the newly developed parts of the city during the period from the 1930s onwards; however, studies on the housing production of the first decade of the Turkish Republic in both the old and the new parts of Ankara are still insufficient. The p...
Dimensions Of Housing Satisfaction: A Case Study Based On Perceptions Of Rural Migrants Living In Dikmen
Haliloğlu Kahraman, Zerrin Ezgi (Middle East Technical University, Faculty of Architecture, 2013-6-1)
İçinde yaşanılan konuttan fiziksel olarak memnun olmanın ötesinde bir kavram olan konut memnuniyeti yaşam kalitesini şekillendiren temel bileşenlerden biridir. Bu çalışma, kır kökenli kişilerin konut memnuniyetinin boyutlarını bu kişilerin kendi algılarıyla tanımlamayı amaçlamaktadır. Bu amaçla çalışma Ankara kentinde kır kökenli kişilerin yaşadığı en eski bölgelerden olan Dikmen bölgesinde bir alan çalışması olarak tasarlanmıştır. Dikmen bölgesinde üç farklı konut alanında yürütülen çalışma ile gecekondu v...
Development and conservation of cultural properties in rural areas of Eastern Blacksea region: a case study in Karacakaya Village
Demirel, Gül Devrim; Madran, Emre; Restoration in Department of Architecture (2010)
Eastern Blacksea region has substantial and regional sources with its natural, historic and traditional properties. Contrary to urban settlement, rural areas and settlements have formed in time due to interaction with nature, ethnic cultures and traditional living styles. The village settlements that subject this study have historical and cultural values with architectural buildings in regional character, formed natural tissue and local traditions. Mezras and Yaylas related with village settlements however,...
Citation Formats
G. P. Sarıoğlu-Erdoğdu, M. Balamir, P. H. Pellenbarg, and P. R. A. Terpstra, “Position Of Owner Occupancy In Turkey And The Netherlands: A Descriptive Study,” ODTÜ Mimarlık Fakültesi Dergisi, vol. 29, no. 2, pp. 157–180, 2012, Accessed: 00, 2020. [Online]. Available: http://jfa.arch.metu.edu.tr/archive/0258-5316/2012/cilt29/sayi_2/157-180.pdf.