Hide/Show Apps

Anadolu Koyunlarında Gözlenecek Y Kromozomuna Dayalı Polimorfizm Aracılığıyla Koyunlarda Göçlerin Anlaşılmasına Katkıda Bulunmak.

Bu çalışmada Y kromozomuna ait genetik belirteçler kullanılarak Türk koyun ırklarının babasal tarihi araştırılacaktır. Çalışmamızda 13 ırka ait evcil koyun ve yaban koyunu (Ovis gmelini anatolica) kullanılacaktır. Evcil koyun örneklemesi, TURKHAYGEN-I isimli TÜBİTAK-KAMAG projesi çerçevesinde toplanan 628 bireyden erkekler olanları arasından 250 birey seçilerek yapılacaktır. Ek olarak Avrupa’da sık görülen ama Merinos’un çok yaygın olarak katıldığı ırklarda gözlenmemiş H5 için melez ırklardan Hasak ve Hasmer de çalışılacaktır. Şimdiye kadar dünyada yapılan çalışmalarda Anadolu yaban koyunu (Ovis gmelini anatolica) örnekleri hiç kullanılmamıştır. İlk defa bu çalışmada kullanılacak ve diğer yaban koyunu türleri ve evcil ırklarla karşılaştırmalar yapılacaktır. Toplanan kan örneklerinden fenol-kloroform tekniği uygulanarak kandan DNA izolasyonu yapılacaktır. Önerilen sayıdaki örnekler polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) ile yükseltgenecek, elde edilen PCR ürünlerinin ABI3100 (Applied Biosystem) otomatik dizi analizi cihazında iki polimorfik bölgenin DNA dizilimi gerçekleştirilecektir Elde edilen DNA dizilimi sonuçları ChromasPro ve BioEdit programları ile düzenlenerek analiz edilecektir.Aynı işlemler gene laboratuvarımızda bulunan Hasmer ve Hasak isimli Merinos melezi koyunlardan 20 koyun için yinelecektir.Daha sonra SRYM18 ve SNP bölgesinin allellerinin kombinasyonları ile haplotip varlığı saptanacaktır. Bireylerin haplotipleri belirlendikten sonra, haplotiplerin sıklığı ile yayılma alanları belirlenecektir. Bireylerin Y kromozomuna dayalı haplotipleri belirlendikten sonra, tiplerin ırklara (ve coğrafik alanlara) dağılımı ve varyasyon dağılımları AMOVA yardımıyla çalışılacaktır. Tipler arasındaki ilişkiler “Median Network” yardımı ile ortaya konulacaktır.Bu çalışmanın sonucunda elde edilen veriler, Anadolu’nun ortasından geçen ve koyunların iki büyük gruba ayrılmasına neden olan mikrosatellit tabanlı genetik farklılaşmanın nedeninin erkek tabanlı olup olmadığını ortaya koyacaktır. Ayrıca, haplotip araştırmasında sekanslama kullanıldığı için ve koyunların evcilleşme merkezine yakınlıkları nedeniyle yerli koyunlarda yeni bir haplotip de gözlenebilir. Haplotiplerin dağılım örgüsü, homejen ırk gruplarının varlığını ve korunmada bu gruplardan bir ırkın seçilmesi ile önceliklendirme yapma imkanını sağlayacaktır. Son olarak sonuçlar, Anadolu’daki evcil koyun ırklarının evrimsel tarih sürecindeki evcilleşmesinin ilk aşamalarının daha iyi anlaşılmasına katkıda bulanacağı gibi bu ırkların arasında koruma önceliği belirlenmesine yardımcı olacaktır. Gerçekten erkek koyunlara bağlı iki grup varsa her iki gruptan, az sayıda ırkın korunması ile tüm genetik varyasyon korunabilir.