Kuvvetli Yer Hareketlerindeki Belirsizliğin Nükleer Güç Santrallerinin Yapı Zemin Etkileşimine Etkisinin İncelenmesi

2018-12-31
Bu çalışmanın amacı, NGS tasarımı veya tasarımın lisanslanması aşamasında yapılan dinamik yapısal analizler için kullanılan kuvvetli yer hareketi kayıtlarının, yapı-zemin etkileşimi ve üstyapı parametreleri üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Bu aşamalarda yapılan dinamik analizlerde, daha önce olmuş depremlerden alınan kuvvetli yer hareketi kayıtları ölçeklendirilerek kullanılabildiği gibi, tasarım ivme spektrumuna birebir uyumlu sentetik kayıtların üretilerek kullanılması da mümkündür. Seçilen veya üretilen kuvvetli yer hareketi kayıtlarının genliği, frekans içeriği ve süresi, yapı-zemin etkileşimi ve yapısal parametrelerin belirlenmesinde önemli rol oynamaktadır. Sismik tehlikesinin belirlenmesi konusunda oldukça net yöntem ve yaklaşımlar içeren Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı yönetmeliği (IAEA-SSG-9), kuvvetli yer hareketlerinin seçimi, ölçeklenmesi veya oluşturulması konusunda belirsizlikler içermektedir. Benzer şekilde, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’nun (TAEK) yönetmeliklerinde de bu konuda yeterli bilgi bulunmamaktadır. Bu çalışma sonuçlarının, kısa vadede yapı-zemin etkileşiminin kuvvetli yer hareketi seçimine olan duyarlılığının belirlenmesinde, orta ve uzun vadede ise yönetmeliklerdeki kayıt seçimine ilişkin belirsizliğin giderilmesine yardımcı olacağı düşülmektedir.

Suggestions

Yükleme doğrultusu ve uzun süreli yaşlandırmanın 2090 alüminyum - lityum alaşımında yorulma çatlağı büyümesine etkisi
Doruk, Mustafa; Anık, Mustafa(1996)
1000 saate ulaşan, 150, 165 ve 180°C sıcaklıklardaki uzun süreli ısınmaların, 2090 Alüminyum-Lityum alaşımlannda yorulma çatlakları büyümesini ne ölçüde etkiledikleri incelendi, ve elde edilen sonuçlar tuzlu su çözeltisi içinde bulunanlarla karşılaştırıldı. Doğru akım-potansiyel farkı tekniğinin uygulandığı araştırmada çatlak hızı ölçümleri 1.6 mm kalınlığında levhadan alınan 40x200 mm büyüklüğündeki örneklerle yapıldı. Bu çalışmanın amaçlarından biri de, çatlak büyüme tavımın yükleme doğrultusundan ne dere...
Arazi gerilmelerinin belirlenmesinde akustik emisyon tekniğinin performans ve ölçümleri etkileyen faktörlerin araştırılması
Ulusoy, Reşat; Tuncay, Ergün; Sönmez, Harun(2006)
Bu çalışma, Akustik Emisyon (AE) tekniğinin arazi gerilmelerinin belirlenmesinde kullanılabilirliğinin araştırılması ve konuya ilişkin literatürde yer alan tartışmalara, bir ölçüde de olsa, açıklık getirilmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yapılan çalışmalarda Kaiser Etkisi (KE) seviyesi üzerinde önyüklemedeki gerilmelerle birlikte örneklerin içerdikleri mikroçatlaklann da etkili olduğu belirlenmiştir. KE seviyesinin öngerilmelerle ve mikroçatlaklarla ilişkisine yönelik, sınırlamalarıyla birlikte, Griffith...
Tane Boyutu Optimizasyonunun Lif Donatılı Yüksek Performanslı Çimentolu Kompozitlerin Mekanik Ve Kendiliginden Iyilesme Davranısına Etkisi
Keskin, Bahadır Süleyman; Keskin, Kasap Özlem(2019)
Tasarlanmıs Çimentolu Kompozitler (TÇK) tasarımlarından kaynaklanan çoklu mikroçatlaklanma davranısları ve bünyelerinde bulunan yüksek miktardaki baglayıcılar sayesindekendiliginden iyilesme özelligine sahip yüksek performanslı lif donatılı çimentolukompozitlerdir. Ancak bu kompozitler tasarımları geregi özel malzemeler ve belirli karısımoranlarında üretilebilmektedir. Bu projenin amacı tane boyutu optimizasyonu yöntemi ile TÇKtasarımı yapmaktır. Proje kapsamında literatürdeki TÇK tasarımları referans olara...
Kıyı lagünlerinin hidrodinamiğinin, tuzluluk ve su sıcaklığı dağılamlarının ve kirlenmesinin üç boyutlu matematiksel modellenmesi
Özhan, Erdal; Balas, Lale Hapoğlu; Balas, Elmar Can; Öztürk, Cumhur(1998)
Lagün, haliç, göl yada körfez gibi, yüzey alanına oranla ortalama su derinliğinin az olduğu kıyısal su sistemlerinde, rüzgar, gel-git ve yoğunluk değişimleri nedeniyle oluşan akıntıları belirleyebilmek için üç boyutlu matematiksel modellerin kullanılması gereklidir. Orta Doğu Teknik Üniversitesi, İnşaat Mühendisliği Bölümü, Kıyı Mühendisliği Laboratuvarı'nda, rüzgar, gelgit ve yoğunluk değişimi etkisiyle oluşan kıyısal akıntıları, su düzeyi değişimlerini, su sıcaklığı ve tuzluluğunun dağılımlarını ve deniz ...
DSİ yönetimindeki içme suyu kaynaklarının klorlu organik yan-ürünleri (THM-Trihalometanlar) oluşturma potansiyelinin belirlenmesi
Dilek, B. Filiz(2005)
Dünyada ve Türkiye'de pek çok içmesuyu arıtma tesisinde dezenfektan olarak kullanılan klor, baraj sularındaki doğal organik maddelerle (DOM) reaksiyona girerek "dezenfeksiyon yan ürünleri (DYÜ)" olarak tanımlanan ve kanserojen oldukları bilinen klorlu-organik bileşiklerin oluşumuna yol açmaktadır. Bu bileşiklerden üzerinde en çok durulanları trihalometanlar (THM'ler) ve haloasetikasitlerdir (HAA'lar). Su arıtma sürecinde başlayan THM oluşumu, suda serbest klor bakiyesi bırakılması nedeniyle dağıtım sistemin...
Citation Formats
Z. Gülerce, “Kuvvetli Yer Hareketlerindeki Belirsizliğin Nükleer Güç Santrallerinin Yapı Zemin Etkileşimine Etkisinin İncelenmesi,” 2018. Accessed: 00, 2020. [Online]. Available: https://hdl.handle.net/11511/59073.