Hide/Show Apps

Komana Antik Kenti Kazı Ve Araştırması

Bu araştırmanın savı Komana antik kenti’nin Klasik Çağ antik kentlerinden veya polislerinden farklı bir fiziksel ve sosyal yapıya sahip olduğu ve bunun kazı çalışmaları ile ortaya konulabileceğidir. Bu fark özellikle kentin yerleşim alanının düzeninde izlenebilecektir. Şimdiye kadar elde edilen veriler yerleşimin kazılarla ortaya çıkarıldığında alışılmışın dışında bir model sergileyeceğini önermektedir. Buna göre öncelikle Komana surlarla çevrili değildir. Bu durum hem Hellenistik Dönem hem de Roma Dönemleri için sıradışıdır. Gözlemler Komana’nın bir sur sistemi ile değil kaleler yolu ile korunmuş olduğunu önermektedir. Ayrıca Komana da sürdürülen yüzey araştırmaları Klasik Çağ antik kentlerinde sıklıkla görülen bazı kamu binalarının burada yer almayabileceğini göstermiştir. Bugüne kadar kentte tiyatro, bouleterion, hamam gibi kamusal yapılara rastlanmamıştır. Bu ön bilgiler ışığında Komana’nın öncelikle herhangi bir kentten bağımsız bir kült merkezi olduğu, buna bağlı olarak anıtsal bir merkezi yapı içerisinde tapınak ve ilişkili dini yapıları barındırdığı, belki bu yapıların bir temenos/teras/koruma duvarı ile çevrelendiği, festivaller sırasında kullanılmak üzere birtakım yapı gruplarının olabileceği ancak bunun dışında yerleşimin bahsi geçen kutsal kölelerin antik kentin tarım arazisinde dağınık köylerde sürdürdüğü yaşamla gerçekleştiği önerilebilir. Bu hipotezlerin kanıtlanması veya çürütülmesi için kazı başta olmak üzere birçok metot kullanılacaktır. Teknoloji projenin özellikle belgelenmesi aşamasında büyük önem kazanacak, çevresel verilerin analizi yerleşimi doğal çevresiyle birlikte anlaşılmasını sağlayacak, yerleşim için en önemli geçim kaynağı olan tarımsal faaliyetlerin doğası ve bu faaliyetlerin devamını sağlayabilmek için alanda kurulan iletişim bağı, su kullanımı, Yeşilırmak nehrinin yerleşim dokusu ve arkeolojik kalıntılar üzerindeki etkisi aydınlatılacaktır. Bu şekilde daha önce benzeri kazılmamış ve değerlendirilmemiş tapınak devleti yapısının bütüncül bir şekilde anlaşılabilmesi mümkün olacaktır.