Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Dönemlerinde Antalya Kaleiçi Ve Çevresi

2020-12-30
Dayar, Evren
Tanzimat Dönemi’nin arifesinde Antalya, surlarla kuşatılmış geleneksel bir Osmanlı kentiydi. Kentin ana yerleşim alanı, iki iç surla birbirinden ayrılan ve üç ayrı bölümden oluşan Kaleiçi idi. Tek bir dış kapı vasıtasıyla karaya açılan Kaleiçi, dış ve iç kapılardan merkeze uzanan büyük caddeler, merkezden ya da büyük caddelerden mahallelere açılan daha küçük caddeler tarafından bölünmüştü. Kaleiçi sokakları gayr-i muntazam ve kaldırımsız, evleri ise çoğunlukla ahşaptı. Surların haricinde kentin çarşısı, varoş mahalleleri ve bahçeler vardı. Kentin küçük limanı, hem yerleşim alanının hem de çarşının dışında yer alan ayrı bir bölümdü. On dokuzuncu yüzyılın ortalarına kadar kentin görünümünü etkileyen en önemli faktör güvenlik ihtiyacı olmuştu. Bu nedenle sur duvarları yıktırılmamış, kent surların dışına çok az çıkmıştı. Öte yandan, yüzyılın ikinci yarısından itibaren kentin geleneksel görünümü yavaş yavaş değişmeye başlamıştır. Bu değişimin ardında ise devletin merkezileşme çabaları, Antalya’nın maruz kaldığı kitlesel göçler ve ana hatlarıyla 1840ila 1890 arasına tarihlenen kısmi refah dönemi vardı. Bu dönemde varoş bölgesindeki mahallelerin nüfusu artmış, surların dışında yeni bir kamusal merkez oluşturulmaya, modern mahalleler inşa edilmeye çalışılmıştı. Bu çalışma Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde Antalya’nın kentsel gelişimini ele alıyor. Çalışmanın ilk bölümünde, yerli bir ailenin (Tekelioğulları) hâkimiyeti altındaki geleneksel kent ayrıntılı şekilde tasvir ediliyor. Çalışmanın ikinci bölümü 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren kentin yaşadığı dönüşüme odaklanıyor. Dönüşüm süreci üzerinde hangi dinamiklerin etkili olduğu ve bu süreci neyin engellediği sorularına bir yanıt aranıyor. Çalışmanın sonunda ise geleneksel Antalya ile Tanzimat’ın Antalya’sı ve bu dönemlerde öne çıkan aktörler mukayese ediliyor.

Suggestions

Evaluation of restoration projects of traditional dwellings in outer citadel of Ankara which are given gastronomic functions
Keskin, Irmak; Asatekin, Nafia Gül; Restoration in Department of Architecture (2008)
Traditional Dwellings in Ankara Citadel have an important place among both Anatolian and Ankara Traditional Dwellings, reflecting certain characteristics of their own. Citadel Area, as one of the oldest settlements in Ankara, has been hosting both residential and commercial activities for a very long period of time. Today, the area has regained its popularity; as a commercial, cultural and tourism center with the potential of its remaining values from the past and conservation movements held in the area sta...
Birinci Ulusal Mimarlık Dönemi İzmir Konutu: Yerellik ve Melezlik
Çıkış, Şeniz (Middle East Technical University, Faculty of Architecture, 2011)
The First National Style in Turkish Architecture was formulated during the last decades of the Ottoman Empire, and was the preferred style for the founders of the Turkish Republic in the construction of Ankara as the new capital city. In the historiography of Modern Turkish Architecture, architecture during the Early Republican Era is assumed to have anatopic characteristics. The canonic repertoire of this movement is also produced parallel to this idea. However, housing stock of Izmir constructed during th...
Osmanlı Yüzer Köprüleri
Tanyeli, Gülsün; Tanyeli, Uğur (Middle East Technical University, Faculty of Architecture, 1990)
From the second half of the 15th century, Ottomans built pontoon bridges on the two extremes of the Empire, Mesopotamia and the Balkans, both for military and civil purposes. As a technological and organizational problem, these bridges constitute illuminative examples of a building type which was actually neglected not only by the students of this architectural tradition but also by the historians in general. The first reliable information on Ottoman pontoon bridges belongs to the age of Mehmed I (1452-1481...
Transformation of the Ottoman built environment in the nineteenth century in Anatolia: the case of Tokat
Kardaş, Ayşegül; Altan, Tomris Elvan; Department of History of Architecture (2011)
In this study the Ottoman built environmet in the last period of the nineteenth century Anatolian city is examined. The study aims to explain the construction of new buildings as well as the transformation of earlier types during the process of contemporary modernization and centralization in the Empire. The main frame of the study is formed of the public and the private spaces that formed the urban built environment, and the transformation of these spaces. The city of Tokat has been chosen as the area of s...
1912 İshakpaşa Yangını ve Ayasofya Çevresi̇ni̇n Yeni̇den Düzenlenmesi̇
Gürses Söğüt, Sibel (Middle East Technical University, Faculty of Architecture, 2019-9-25)
İstanbul şehir tarihinde, Bizans Dönemi’nden beri farklı nedenlerle çıkan yangınlar, mücadele edilmesi gereken bir sorun olarak belirmiştir. Bu nedenle yakın dönemde modernleşme kapsamında oluşturulan yönetsel yeniliklerle birlikte önem kazanan imar hareketleri, ziyadesiyle yangın yerlerini içerir. Ahşap yoğunluklu konut dokusunun, şehri yangın karşısında zayıflatmış olduğu gerekçesiyle, 17. yüzyılda, bu konuda yasaklama getiren fermana rağmen, yasağa uyulmayarak, ahşap bina inşaatına devam edilmiş, ancak 1...
Citation Formats
E. Dayar, “Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Dönemlerinde Antalya Kaleiçi Ve Çevresi,” ODTÜ Mimarlık Fakültesi Dergisi, vol. 37, no. 2, pp. 59–84, 2020, Accessed: 00, 2021. [Online]. Available: http://jfa.arch.metu.edu.tr/content/view/186/171/.