Lacanyen Tanıda Psikoz: Tetiklenmemiş Psikozun Klinik bir Vakada Tartışılması

2020-10-26
Necef, Işıl
Lacanyen teoride klinik bir tanı olan psikoz, psikotik kırılma kavramının ötesini içermekte ve bu klinik durumu kişinin Başka ile ilişkileri kapsamında değerlendirmektedir. Psikozun temel mekanizması olan Babanın Adı’nın (baş gösteren) hesaptan düşmesi psikotik klinik yapıyı belirlemektedir. Baş gösterenin hesaptan düşmesi kişinin simgesel düzene geçmesini engellemekte ve bu durum psikozda dil bozukluklarının meydana gelmesinin temel nedeni olarak nitelendirilmektedir. Kişi simgesel düzenin yokluğunda geriye kalan imgesel ve gerçek düzenlerini birleştirecek bir araca sahip değildir. Baş gösterenin yokluğunda kişi, imgesel özdeşleşmeler bularak bir nevi telafi etme mekanizmasına başvurmuş olur. Sanrıların ve hezeyanların tetiklenmesinden önce kişi, telafi etme mekanizmasını ancak bu bahsi geçen imgesel özdeşleşimlerle anlam bulabilme çabası içerisinde belirleyebilir. Bu makalede, öncelikle psikozun Lacanyen teorideki başlıca ögeleri sıralanmış, sonrasında tetiklenmemiş psikoz kavramı, imgesel özdeşleşmeleri ve dil bozuklukları mevcut olan, ancak sanrı ve hezeyan bulgusu saptanmamış bir vaka örneği çerçevesinde tartışılmış ve psikozdaki psikoterapi sürecinin nevrozdaki psikoterapiden farklılaşan yanları da ele alınarak psikoz Lacanyen yaklaşımın ışığında incelenmiştir.

Suggestions

Lacanyen Yaklaşımda Cinsiyetlenme ve Histeri Nevrozu
AYDOĞ, Sezin (Orta Doğu Teknik Üniversitesi (Ankara, Turkey), 2020-2-28)
Psikanalitik yaklaşımda cinsiyet ayrımı, kişinin anatomisinden öte bir noktada değerlendirilmektedir. Lacan, cinsiyet ayrımının simgeselde gösterilmesinin imkansız olduğunu öne sürmüş ve cinsiyetlenmeyi mantıktan aldığı formüllerle açıklama yoluna gitmiştir. Bu formüllere göre erkeksi konum tamamen kastrasyona dahilken; kadınsı konum, özne olmasının gerekliliği olarak kastrasyona dahil olsa da tam olarak dahil değildir. Öznenin cinsiyetlenme konumunu, Başka’nın arzusunun göstereni olan fallusa göre aldığı k...
Lacancı söylem kuramı: Histeriğin söylemine dair bir vaka örneği
Ünal, Elif (Orta Doğu Teknik Üniversitesi (Ankara, Turkey), 2017-6-1)
Jacques Lacan, dilin özneler arası ilişkilerdeki rolünü ve bu ilişkilerdeki sosyal bağların niteliğini incelemek için söylem kuramını geliştirmiştir. Bu kuramda; efendi, üniversite, histerik ve analistin söylemi olmak üzere dört farklı söylem önerilmiştir. Her bir söylem dört psikolojik faktör ve pozisyon etrafında yapılanmaktadır. Söylemlerin konuşmada kullanılan kelimelerden önce geldiği ve hatta onları belirlediği vurgulanmaktadır. Lacan, bu dört söylemden biri olan histeriğin söyleminin konuşan her insa...
Lacanyen Yaklaşımda Yeni Ruhsal Yapılanmalar ve Vaka Tartışması
Özkan, Aylin (Orta Doğu Teknik Üniversitesi (Ankara, Turkey), 2020-10-26)
Freud ensestin yasaklanmasıyla başlayan uygarlığın ruhsal ekonomiler üzerindeki etkisinden söz etmiştir. Ardından Lacan, Freud’a dönüş kapsamındaki çalışmalarında ruhsal yapılanmanın dil ve yasanın temsilcisi olan Başka (Autre) ile ilişkisini ele almıştır. Bu ilişkilenmede Baba-nın-Adı (Nom-du-Père), bastırmayı mümkün kılan ve Başka ile ilişkiyi düzenleyen ilk gösteren olarak yer alır. İçinde yaşanılan kültür ve ruhsal yapılanma arasında sıkı bir ilişki bulunmaktadır. Günümüzde ise içinde yaşanılan kültür v...
Lacanyen Yaklaşımda Histeriğin Arzusu ve Arzunun Tatminsizliği
Özbek Şimşek, Derya (Orta Doğu Teknik Üniversitesi (Ankara, Turkey), 2017-9-01)
Lacanyen analiz yapısal bir yaklaşım çerçevesinde oluşturulmuştur ve üç temel yapıyı içermektedir. Bu temel yapılar psikoz, nevroz ve perversiyon olarak adlandırılmıştır. Tanımlanan yapısal kategoriler öznenin tekrar geri getirilemeyecek ya da bulunamayacak bir kayba olan reaksiyonuna işaret etmektedir. Özne, yaşadığı kaybın üstesinden farklı mekanizmalar kullanarak gelmeye çalışmaktadır. İçinde bulunduğu kaybın etkileriyle baş edebilmek için kendini farklı şekillerde konumlandırmaya çalışır ve temel yapısı...
Lacan’ın özne kurulum yaklaşımına göre obsesyon nevrozu
Atmaca, Sinem (Orta Doğu Teknik Üniversitesi (Ankara, Turkey), 2017-3-1)
Obsesyon nevrozu, ilk olarak Freud tarafından içsel düşünceler ve bu düşünceleri engellemek amacıyla yapılan tekrarlı davranışlar olarak tanımlanmıştır. Lacan daha sonra bu terimi, kendisinin özne kurulum yaklaşımında bir yapı (structure) olarak kullanmıştır. Lacan’a göre özne (subject), farklı mekanizma ve yapıları içeren birkaç kimlik oluşum anında (moments) kurulmaktadır. Obsesyon nevrozu yapısının ayrışma (separation) anında oluştuğu belirtilir. Buna göre obsesyon nevrozu yapısı, ayrışma anında yaşanan ...
Citation Formats
I. Necef, “Lacanyen Tanıda Psikoz: Tetiklenmemiş Psikozun Klinik bir Vakada Tartışılması,” Ayna Klinik Psikoloji Dergisi, vol. 7, no. 3, pp. 315–335, 2020, Accessed: 00, 2021. [Online]. Available: https://dergipark.org.tr/tr/pub/ayna/issue/57515/696508.