Sınırdurum kişilik organizasyonunun ve depresif semptomların Sullivan’ın Kişilerarası teori’si açısından yorumlanması

2017-6-1
Uyar SUİÇMEZ , Tuğba
İnsan bir varlık olarak temelde birtakım arzularını doyurabilmek, gerilim hissini azaltabilmek ve daha anlamlı bir etkileşim ve çevre sağlayabilmek için kişilerarası ilişki kurmaya ihtiyaç duymaktadır (Sullivan, 1953). Terapi sürecinde de danışanın hayatında oluşturduğu kişilerarası ilişkileri incelemek ve şikâyetleri bu etkileşimler çerçevesinde konumlandırmak önemli bir yer kaplamaktadır. Bu süreçte terapist ile danışan arasında kurulan ilişki bahsi geçen ilişkilerin incelenmesinden elde edilen verilerin işleneceği ve yeni doğrulayıcı duygusal deneyimlerin oluşturulacağı sağlıklı ve güvenli bir alan işlevine sahiptir. Bu noktada da Sullivan’ın “katılımcı gözlemci” adını verdiği pozisyon terapist ile danışan arasında kurulan ilişkinin yeni deneyimler yaratmasının zeminini hazırlamaktadır. Bu makalede, istikrarsız kendilik imajı, değişken duygular, dönemsel olarak artan depresif semptomlar ve dürtüsel davranışlar, kişilerarası ilişkilerde bozulmalar ve ayrılma-bireyleşme meselelerinde yaşadığı zorluklardan şikâyetçi olan vaka genel özellikleriyle özetlenmiş ve terapi süreci Sullivan’ın kişilerarası teorisi açısından ele alınmıştır. Terapi süreci, terapist ile hasta arasında kurulan ilişki ve bu ilişkinin işlemlenmesi üzerinden vakanın şikâyetlerinin özelliklerini ve bunları sürdüren faktörleri anlamayı ve şikâyetlerinde de gerileme sağlayacak olan kişilerarası ilişkilerini geliştirmeyi amaçlamıştır

Citation Formats
T. Uyar SUİÇMEZ, “Sınırdurum kişilik organizasyonunun ve depresif semptomların Sullivan’ın Kişilerarası teori’si açısından yorumlanması,” Ayna Klinik Psikoloji Dergisi, vol. 4, no. 2, pp. 1–9, 2017, Accessed: 00, 2020. [Online]. Available: https://hdl.handle.net/11511/49370.