Halojenli organik maddelerin ardışık biyolojik (anaerobik/ aerobik) sistemlerle giderimi

Download
2001
Demirer, N. Göksel
Güven, Engin
Ergüder, H. Tuba
Varolan, Nimet
Tezel, Ulaş
Olumsuz sağlık ve çevresel etkileri bazında en önemli organik kökenli kirleticiler arasında yer alan halojenli bileşikler başlıca pestisid, plastik, çözücü, iletken, kağıt, vb. üretimi ve kullanımı gibi endüstriyel ve tarımsal etkinliklerin ya n ı sıra su arıtımında kullanılan dezenfeksiyon amaçlı klorlama işlemi sonucu oluşmakta ve yoğun olarak alıcı ortamlara ulaşmaktadır. Biyolojik olarak kolayca parçalanamayan halojenli organik bileşiklerin içerdikleri halojen gruplarının mikroorganizmalar üzerinde toksik etkilerinin olduğu bilinmektedir. Bunun en önemli nedeni, doğadaki mikroorganizmaların bu sentetik halojenli bileşikleri biyolojik olarak parçalamaları için, gereken enzimleri sentezleyememeleridir. Sonuçta bu bileşikler konvansiyonel biyolojik yöntemlerle arıtılamamaktadır. Ancak uygun mikrobiyel kültür(ler), işletim şartlan, mikrobiyel alıştırma, ko-substrat metabolizması, vb. sağlanarak halojenli organik maddeler indirgen anaerobik bir ortamda giderilebilmektedir. Bu çalışmada bazı halojenli organik bileşiklerin (TCAA, CAA ve 2,4-D), pestisitlerin (lindan ve dieldrin) ve 3-klorofenolün anaerobik arıtım üzerindeki etkileri ile dieldrin ve 2,4-D'nin giderimleri araştırılmıştır. Bu bileşiklerin kesikli anaerobik kültürler (karışık ve Methanosarcina kültürleri) üzerindeki toksisite düzeyi de belirlenmiştir. Anaerobik kültürleri TCAA ve CAA'ya alıştırmak için bir yükleme stratejisi geliştirilmiştir. Daha sonra, bu bileşiklerden TCAA, 2,4-D, lindan ve dieldrinin anaerobik granulier üzerindeki toksik etkisi sürekli reaktörler (iki aşamalı YAÇYA) ile yapılan deneylerle araştırılmıştır.

Suggestions

Kağıt sanayii atık sularında "ALG" yardımıyla renk ve klorlu organik giderimi
Dilek, B. Filiz(2001)
Kağıt sanayiinden ortaya çıkan renkli atıksular alıcı ortamlara verildiğinde renk değişikliğine ve ışık geçirimziliğine neden olarak çeşitli estetik ve biyolojik problemlere sebep olmaktadır. Bu atıksulardan renk giderimi, biyolojik ve fizyokimyasal pekçok farklı yöntem denenerek araştırılmaktadır. Bu yöntemlerden, alg yardımıyla renk arıtımına yönelik literatür bulgularının farklılık göstermesi, klorlu organik giderimine yönelik ise hemen hiçbir çalışmanın olmaması bu konuda daha detaylı çalışma yapılmasın...
Aktif çamur biyopolimer kompozisyonunun tehlikeli kimyasalların biyosorbsiyonla giderimine olan etkileri
Sanin, Dilek F.; Yetiş, Ülkü; Yüncü, Bilgen(2003)
Bu çalışmanın amacı tehlikeli kimyasalların (ağır metaller ve sentetik organik kimyasallar) biyosorpsiyon mekanizmalarını araştırmak ve aktif çamur mikroorganizmalarının hücre dışı polimer kompozisyonunun beş değişik ağır metalin; Pb(II), Cd(II), Cu(II), Zn(II) ve Ni(II); ve triazin grubu pestisitlerden olan atrazinin biyosorpsiyon özelliklerine olan etkilerini ortaya koymaktır. Farklı besi koşullarında üretilen mikroorganizmaların hücre dışı polimer kompozisyonu farklı olacağı için biyosorpsiyon kapasitele...
Yeraltı suyu (YAS) kaynaklarının pestisitlerle kirlenme potansiyelini değerlendiren matematik ve bilgisayar modellerin geliştirilmesi
Sözüdogru, Sonay; Ünlü, Kahraman; Özenirler, Günal; Pınar, Coşkun(1995)
Türkiye'de tarımın yoğun olduğu alanlarda kontrolsüz pestisit ve gübre kullanımı ciddi toprak ve yeraltı suyu (YAS) kirliliğine sebep olmaktadır. YAS kaynaklarının kirlilikten korunması için tarımsal amaçlı kimyasalların kontrollü kullanılması YAS kaynaklarının daha fazla kirlenmesini önlemek açısından önem arz etmektedir. Bu bağlamda proje, ülkemizde yaygın olarak kullanılan pestisitlere ait bir veri tabanının oluşturulmasını, kontrollü pestisit kullanımına esas olacak temel bilimsel kriterlerin belirlenme...
Ağır metallerin P. chrysosporium ve C. versicolor ile biyosorpsiyonu- Atık çamurun biyosorbent olarak kullanılması
Dölek, Ayla; Yetiş, Ülkü; Ergen, Neslihan; Dilek, B. Filiz; Erbay, Alev; Özcengiz, Gülay(1998)
Ağır metallerin uzaklaştırılmasında kullanılan biyolojik metodlar, metallerin geri kazanımında kimyasal ve fiziksel teknolojilere çevre koruma ve ekonomik açıdan alternatif oluşturmaktadırlar. Tüm Dünya'da büyük miktarlardaki atıksularm arıtılması için, üretimin çeşitli evrelerinde ortaya çıkan biyokütle kaynaklarının, biyolojik tekniklerin maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla araştırılması gerekmektedir. Son yıllarda araştırmalar ağır metallerle kirletilmiş olan atıksuların mikroorganizmalarla arıtılması üz...
Demir-çelik ve çinko endüstrilerinden çıkan ve metal oksit içeren atıkların kükürtlü hidrojen gazının giderilmesinde kullanılması
Atımtay, Aysel(2002)
Ülkemizde bulunan entegre demir-çelik tesisleri yılda yaklaşık 4-5 milyon ton çelik üretmekte, bu üretimden yaklaşık 1.5-2 milyon ton cüruf hasıl olmaktadır. Bu cüruf FeO, MnO, CaO, vs. gibi metal oksitleri açısından zengin olmasına rağmen, cüruf için bugüne kadar yapı ve çimento sanayiinden başka yararlı bir kullanım alanı bulunamamıştır. Ayrıca çinko endüstrisi atıklarında da önemli miktarda ZnO ve FeO bulunmaktadır. Büyük bir olasılıkla bu atıklardan çeşitli endüstrilerden çıkan ve $H_2S$ içeren atık gaz...
Citation Formats
N. G. Demirer, E. Güven, H. T. Ergüder, N. Varolan, and U. Tezel, “Halojenli organik maddelerin ardışık biyolojik (anaerobik/ aerobik) sistemlerle giderimi,” 2001. Accessed: 00, 2020. [Online]. Available: https://app.trdizin.gov.tr/publication/project/detail/TlRZNU1EQT0.