Hide/Show Apps

Karadeniz' de partikül organik maddenin kaynağı ve kompozisyonu

Download
2003
Yılmaz, Ayşen
Tuğrul, Süleyman
Yıldız, Yeşim Çoban
Bu çalışmada, Karadeniz'de su kolonunda askıda bulunan partikül organik maddenin (SPOM) kimyasal kompozisyonu, piroliz gaz kromatografı-kütle spektometresi tekniği (Py- GC/MS) kullanılarak belirlenmeye çalışılmış ve elde edilen sonuçlar, su kolonunun fiziksel ve kimyasal özellikleri ile birlikte değerlendirilerek tartışılmıştır. Laboratuvar koşullarında büyütülen ve Karadeniz'de yaşayan türlere ait fitoplankton kültürleri de aynı teknikle analiz edilmiş ve elde, edilen sonuçlar ve bilgiler, su kolonunun ışıklı yüzey tabakasında üretilen ve süspanse halde bulunan partikül organik madde için referans olarak kullanılmıştır. Bu teknik, partikül organik maddede bulunan farklı kimyasal bileşenlerin katkıları konusunda önemli sonuçlar elde edilebilmesini sağlamaktadır. SPOM'un kimyasal kompozisyonunun su kolonu boyunca değişimler göstermesi, su kolonunun farklı tabakalarında farklı mekanizmaların yürüdüğünü göstermektedir. Fitoplankton kültürlerinde ve Karadeniz'in ışıklı yüzey tabakasından örneklenen süspanse haldeki partikül organik maddede protein, lipid karbonhidrat ve klorofil markerları olarak aynı piroliz ürünleri gözlemiştir. Ancak, lipidlerin ve karbonhidratların Karadeniz SPOM'una katkıların fitoplanktondaki aynı bileşenlerin yaptığı katkıya oranla daha fazla olduğu belirlenmiştir. Su kolonu boyunca lipid/protein oranındaki değişimler, partikül organik maddedeki C/N oranını belirleyici rol oynamaktadır. Oksiklin tabakasının alt sınırından itibaren SPOM'daki protein bileşeninin bağıl konsantrasyonu artarken, lipid bağıl konsantrasyonu azalma eğilimi göstermiştir. Pirol/indol oranı ile ifade edilen protein kompozisyonundaki değişiklikler daha çok suboksik-anoksik geçiş tabakasında gözlenmiştir. Anoksik tabakanın üst sınırında partikül organik maddenin kompozisyonunda elementel sülfüre rastlamış ve Sg'in bağıl konsantrasyonu yatay ve Akdeniz kaynaklı, bol oksijenli su taşımmlarıyla bağlantılı olarak artmıştır. Sülfür içeren ve polisulfitlerin (örneğin l,2-ditiol-3 tionlar) de yer aldığı organik bileşikleri de (örneğin tiofenler), sülfürizasyon mekanizmalarının etkin olduğu derinliklerde gözlenebilmiştir.