Hide/Show Apps

Orta sınıflarda yeme-içme (gıda) tüketimi ve beğenisi: Ankara örneği

2016-12-31
Karademir Hazır, Irmak
Yalvaç, Simay
Günümüzde; bireylerin farklı alanlardaki tüketim aktivitelerinin, günlük yaşam pratiklerinde daha belirgin bir rol oynamaya başladığı düşünülmektedir (Bocock, 1993; Smart, 2010). Öyle ki, tüketim pratiklerindeki dinamikler; bireylerin kimlik, sosyal statü ve sınıf gibi önemli kavramların inşasında etkin hale gelmiştir (Bourdieu,1984; Sassatelli,2007). Bu proje, daha spesifik olarak, gıda tüketimine odaklanmaktadır. Temel hedeflerden biri Türkiye’de orta sınıfın farklı gıda tüketimi pratiklerinin, sınıf kültürel süreçlerle ne şekilde ilişkili olduğunu incelemektir. Bu amaç doğrultusunda, öncelikle, Türkiye bağlamında gıda tüketimi ile sınıf kültürü arasındaki ilişki üzerine geniş çaplı bir literatür araştırması yapılacak; sonrasında ise orta sınıfın farklı kesimleri ile görüşmeler yapılarak, günlük yaşam pratiklerinde bu ilişkinin nasıl sergilendiği incelenecektir. Orta sınıfın farklı kesimlerinin güncel gıda tüketimi dinamiklerinin yanı sıra çocukluk yıllarındaki gıda tüketim pratikleri de dikkate alınacaktır. Diğer bir deyişle, bu tüketim pratiklerinin ne kadarının aileden aktarıldığı araştırma konusu kapsamında önem taşımaktadır. Bu boyut, hem aileden aktarılan değerlendirme şemalarının yaşamın ilerleyen döneminde de etkili olacağı varsayımından hem de sosyal hareketliliğin gözlendiği grupların araştırmaya ayrı bir katkısı olacağı varsayımından ötürü önemlidir. Proje kapsamında ele alınmak istenilen bir başka husus ise gıda tüketimi pratiklerindeki zevklerin orta sınıfın farklı kesimleri tarafından hangi şekillerde sınıflandırıldığıdır. Beğenilere yönelik değerlerin ve yargıların, insanların “ben” ve “öteki” ayrımını kurmada ve gündelik eşitsizlikleri yeniden üretmede etkili olduğu düşünülmektedir. Buna bağlı olarak, bireylerin kendilerini toplumla bütünleşmiş veya toplumdan dışlanmış hissetmelerinin; bir nedeninin de, tüketim alışkanlıkları ve beğenileri ile ilişkili olduğu söylenebilir. Kısacası, gündelik yaşam pratiklerine bakıldığında, birinin hangi restoranda yemeği tercih ettiği, ne yediği veya o yemeyi yeme şekli, o kişi hakkında -sosyal statü ve sınıf gibi- belli yargıların oluşmasında büyük bir etkendir. Dolayısıyla, sınıf kültürü ve gıda tüketimi hakkındaki teorik analizlerin incelenmesi ve belirli sayıda katılımcıyla yapılacak olan derinlemesine görüşmelerin değerlendirmeleri projenin amacına ulaşmasına önemli ölçüde katkı sağlayacaktır. Projenin konusuyla ilintili olarak, Türkiye literatüründe birkaç örneğe rastlamak mümkün olsa da genel anlamda gıda tüketimi ve sınıf kültürü çalışmalarının yetersiz kaldığı gözlemlenmiştir. Öncelikle, Murat Ergin, Bruce Rankin ve Fatoş Gökşen’in (2013) Türkiye’nin Kültürel Haritası isimli çalışması, kültürel tüketim ve sosyal tabakalaşma arasındaki ilişkiye dikkat çekerek konuya genel bir bakış açısı getirmişlerdir. Beğeni ve yaşam tarzlarındaki hiyerarşilerden doğan kültürel ayrımları incelerken aynı zamanda, farklı mutfakları temsil eden restoranlar, gıda alışveriş merkezleri vb pek çok değişkeni ele alarak, tüketim pratiklerinin konuyla ilişkiselliğine vurguda bulunmuşlardır. Çağlar Keyder ve Zafer Yenal (2011) ortak bir çalışmalarında; küreselleşmenin Türk tarımını nasıl olumsuz yönde etkilediğini ve gıda üretimi yerine artık tüketim şekillerinin ne derece merkeze oturduğunu tartışmıştır. Benzer bir şekilde, gıda tüketimindeki farklı sembolik anlamları konu alan Ståle Knudsen’ın (2006) Türkiye’deki deniz mahsulleri tüketimindeki bölgesel farklılıkların nasıl oluşturulduğu yönündeki çalışması ise kültürel sınıf analizi açısından önemli bir örnek teşkil etmektedir. Önerilen bu proje ile Türkiye’de sınırlı örneği bulunan yemek sosyolojisi ve gıda tüketimi gibi konulara sınıf perspektifinden eklemlenecek ve bu yazını geliştirecektir.