Hide/Show Apps

Türkiye’nin Ortadoğu ve Kuzey Afrika’ya Dış Yardımı

Bu proje Türkiye’nin özellikle 2000’lerde artan fakat çok daha önceden başlamış olan Ortadoğu ve Kuzey Afrika’ya dış yardımını ampirik ve kavramsal olarak ele alacaktır. Türkiye diğer bölge dışı aktörlere nazaran bu bölgede dış yardım konusunda yeni bir aktör sayılabilir. 2000’lerde bölgeyle olan iktisadi bağları güçlendikçe bölgeye yönelik dış yardımı da artmıştır. Bu bölgeyle gittikçe gelişen ilişkiler ve bölgeye olan genel ilgi AKP’nin iktisadi ve ideolojik vizyonuyla uyumlu olmuştur. AKP kendisini özellikle Arap dünyası için bir model olarak sunmuş, bölgede yumuşak güç uygulamış ve bölgedeki önde gelen aktörlerden olmaya çalışmıştır. AKP’nin bölgeye yönelik bu politikalarında yardım önemli bir rol oynamaktadır. Bölgeye aktarılan dış yardım 2002’de 70 milyon dolardan 2010’da 1 milyar dolara, Arap Ayaklanmaları sonrasında ise 16 milyar dolara yükselmiştir. Ayaklanmaların başlaması Türkiye’nin bölgeye yardımını, hem devlet hem de sivil toplum örgütleri düzeyinde arttırdı, ayrıca yardımın dağıldığı coğrafi bölgede de değişiklikler oldu. Mısır, Tunus, Libya ve bir düzeyde Yemen yardım alan yeni ülkeler oldular. Suriye’deki olaylar bir iç savaşa dönüşürken Türkiye dünya çapındaki yardımın en aktif aktörlerinden oldu. 2013 yılında Türkiye’nin sağladığı 1.6 milyar dolarlık insani yardım, resmi insani yardım kategorisinde dünyada üçüncü hükümet olmasını sağladı. Türkiye’nin bu alanda artan rolünü tanıyan Birleşmiş Milletler, birinci Dünya İnsani Yardım Zirvesini 2016 yılında İstanbul’da düzenlemeyi kararlaştırdı. Dolayısıyla Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesi, Türkiye’nin dış yardımını çalışmak için çok uygun bir araştırma alanı sunmaktadır. Bu bölgeye yapılan dış yardım politikalarının oluşumu, uygulanması ve yorumlanmasını çalışmak aynı zamanda dış politika ile yardım politikaları arasındaki bağı da çalışmak anlamına gelecektir. Bu bölgede yardım veren aktör olmak sadece dış politika açısından değil, ekonomik ve kültürel olarak bir anlam taşımaktadır. Ayrıca günümüzde Suriye’den gelen mültecilerle Türkiye’nin tecrübesi göz önüne alındığında bu bölgeye yönelik dış yardımı çalışmanın aciliyeti de ortaya çıkar.