Hide/Show Apps

Meme Kanseri Model Hücrelerinde Tüm Genom Düzeyinde RNA Ekspresyon Analizleri

Kanser günümüzün en önemli sağlık sorunlarından biri olduğu kadar gittikçe artan mali ve sosyal yük nedeniyle de önemli bir toplumsal sorundur. Kanserin önlenebilir çevresel, sosyo-ekonomik ve kültürel nedenlerin azaltılmasına koşut olarak kanserin mekanizmalarının anlaşılmasından, tanı ve tedavisine kadar yeni araştırma yaklaşımları ve analiz modellerinin geliştirilmesi ve sonuçların yeni ürünlere dönüştürülmesi gerekmektedir. RNA-dizileme (RNA-Sequence, RNA-Seq) önceki mikrodizim yaklaşımlardan farklı olarak genomdaki bütün ekspresyon olaylarını kapsama yetisi nedeniyle kliniklerde diagnostik ve/veya prognostik amaçla kullanılabilecek yeni nesil teknolojilerden biri olarak öne çıkmaktadır. RNA-seq yaklaşımların hem deneysel ve hem de kilinik düzeylerde kullanımı kanserlerin oluşum, gelişim ve yayılımına neden olan moleküler temellerinin anlaşılmasında önemli bulgulara ve bu bulgular aracılığıyla tanı ve tedavi gibi kansere karşı önemli kazanımların sağlaması öngörülmektedir. Bu proje önerimizde amacımız, meme kanserinin başlamasında ve ilerlemesinde temel rol oynayan östrojen hormonu ve epidermal büyüme faktörü sinyal yolaklarının uyarılmasına yanıtla farklı olarak eksprese edilmiş RNA transkriplerini RNA-Seq yaklaşımı ile tanımlamak ve geliştirmiş/geliştirmekte olduğumuz özgün biyoinformatik analiz yöntemleriyle inceleyerek kliniksel verilerle olası korelasyonu dökümlemektir. Bu amaç çerçevesinde, kanser biyolojisi, bilgisayar mühendisliği ve biyoinformatik bölümlerinden ODTÜ’lü araştırıcıları biraraya getiren bu projemizde, meme kanserinin tanı ve/veya prognostik biyobelirteç belirlenmesi önçalışmalarını yaparak kanserin holistik olarak irdelenmesini sağlamayı ve sonuçları kliniklere aktarabilecek model bir araştırma/üretim merkezinin temellerini atmayı hedeflemekteyiz. Bu hedefle, temel araştırma bulgularının modellendirilmeleri, klinik bulgularla ilişkilendirilmeleri, oluşturulan modellerin deneysel ve model organizmalarda doğrulanmasıyla kanser biyolojisinin kişiye özgü ve kansere genel aydınlatılmasına katkıda bulunabileceğimizi öngörüyoruz. Bu süreçle birlikte, ulusal ve/veya uluslarası ilişkilerimizi yaygınlaştıracağımızı, yine ulusal ve/veya uluslarası geniş ölçekli ve uzun süreli destekler alarak kanser tanı ve/veya tedavidesinde kullanılacak ürünler tasarlayacağımızı, bu tasarıları biyoteknoloji/sanayi işbirliklerine dönüştüreceğimizi ve/veya aktarabileceğimizi düşünüyoruz.